Linklerden

Alaaddin ve Yaser Şahintekin 
Denizli Karate İl Temsilciliği 
Muğla Karate İl Temsilciliği 
Türkiye Karate Federasyonu 
WSKF Türkiye 

Translate (Çeviri)

English French German Greek Italian

Sitede Ara

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün177
mod_vvisit_counterDün343
mod_vvisit_counterToplam191832
Şu anda 7 konuk çevrimiçi


Türk Karate-do Federasyonuna Çağrı PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 10
ZayıfEn iyi 
Atilla ÇELİKTÜRK tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 26 Nisan 2008 17:14

Sevgili karate-do federasyonumuzun üyeleri, öncelikle sizler bizim aramızdan çıktınız ve bizdensiniz, 1970 yılından 1980 yılına kadar büyük emeklerle ve özverilerle ve de özlemle kurulan Türk karate-do federasyonumuz bu günlere kolay gelmedi,bunu sizde çok iyi bilirsiniz. Federasyonumuzun  ilk kurulduğunda görev alanlar bugün artık yok, ancak bugün sizler görevdesiniz. Farkındaysanız eski zamandaki gibi artık acımasız muhalefet ve karalama yok,sizler oralarda çok rahat görev yapabiliyorsunuz. Eskiden spor bakanına,spor genel müdürüne ve il müdürlerine dert anlatmak çok zordu, biz onları onlarda bizi hiç tanımıyorlardı.

Ama şimdi öylemi ?

Sn. bakanımız ve genel müdürümüz ve de il müdürlerimiz bizleri şahsen bile tanıyorlar ve karate sporuna her zaman destek veriyorlar, sağ olsunlar.  İlk kurulum aşamasında yurt içi ve yurt dışı maçlar ve turnuvalar için onay almak çok zordu hatta bazen yılda tek faaliyet yapılabilmek bile zordu. Ama bu gün öylemi?  O zaman bizler tecrübe için turnuva ve maç lazım der dururduk. Ama şimdi Avrupa nın hatta dünyanın en tecrübeli takımı olduk. Sürekli yurt içi ve yurt dışı turnuva ve şampiyonalardan antrenörlerimiz ve sporcularımız seyyah oldular. Bizler her sıklette eleman bulamadığımız için bazı sıkletlerde Sıkıntı çeker ve o sıkletlere kaydırmalar yapmak zorunda Kalırdık.

Ama bugün öylemi?

 

Her sıklette aslanlar gibi elemanlar hazır bekliyorlar. Bizler kamp yeri hususunda bir çok sıkıntılar çekerken Sizler mükemmel kamp tesislerinde kamp yapabiliyorsunuz. Bizler eşofman ve kıyafet konularında ne badireler atlatırken bugün sizlerin bu ihtiyaçları gayet medeni bir şekilde karşılanmakta ve çok güzel kıyafetler tercih edilmektedir.  Kamp ve maç yolu arasında milli sporcu taşımacılığı her zaman sorun olurdu, bir keresinde hatırlarım sn. Şemsettin keser hocamızın kamyonetiyle milli sporcuları Avrupa Şampiyonasının yapılacağı yer olan spor ve sergi sarayına, Sarıyer Kamp Merkezinden hareket edilmişti ancak zincirli kuyuda trafik polisi durdurmuş ve aşağıya indirmişti. Bize siz nereye böyle demişti biz utana sıkıla milli sporcuları maça yetiştiriyoruz demek zorunda kalmıştık.   Biliyor musunuz o günkü organizasyon komitesi benim önümde altın madalya ile ödüllendirilmişti. (çok iyi organizasyon komiteliği yaptıkları için ) herhalde???? Ama şimdi öylemi?   Neyse sevgili arkadaşlar, bunları sizlere niye anlatıyor veya hatırlatıyorum biliyor musunuz? Bu gün çok iyi şartlarla ve imkanlarla görev yapıyorsunuz bunun kıymetini bilin diye anlatıyorum. Şimdi size daha ilginç bir anımı anlatayım;  Federasyonun ilk kurulduğu yıllardı ve İstanbul yada Türkiye şampiyonasıydı bende müsabıktım. Maçlar bitmişti sıra madalya törenine gelmişti ve bize kusura bakmayın madalya gelmedi o sebeple madalya veremeyeceğiz denmişti. Ben ve Hakan ALPAY gibi birçok arkadaşımız madalya alamamıştık. Hala o acıyı göğsümde hissederim.
Ama şimdi öylemi?  1984 dünya şampiyonasına giderken takıma kıyafet zaten verilmemişti de ayrıca seremonide giyilmesi gereken spor kıyafet ve spor ayakkabılarını sn. genel sekreterimiz sirkeci tren istasyonuna son dakika getirmişti ve tren kalkana kadar bize teslim etmişti. Ancak 42 giyene 45 ve 40 giyene de 38 numaralı ayakkabıları dağıtabilmişti… Eşofmanda öyle… Ama şimdi öylemi?  Ben ve o günleri yaşayan değerli arkadaşlarım anlatmaya kalksa herhalde roman olurdu.  Ben buradan bir devri yargılamak için değil de neler yaşanmış ve nerelere gelinmiş onu izaha çalışıyorum. Eskiden bir  şampiyonaya gidecek antrenör onayına bir değil iki antrenör verilsin denildi mi kıyamet kopardı ve onay verilmezdi. Hatta 1988 Avrupa şampiyonasında 3 kızımız takım olarak maça gidiyordu bizde dedik ki 1 sporcu daha verilsin yedek olsun eğer biri sakatlanırsa sorun yaşarız demiştik ama verilmemişti ve bizim kızlar müthiş bir mücadele verdiler ve bir kızımız sakatlandı ve biz ilk kez bayanlar takım Avrupa şampiyonluğu madalyasından olmuştuk. Simdi öylemi?  Şimdilerde duyuyoruz bazı milli takım antrenörlerimiz gideceği yeri siparişle seçiyor ve istediği yere gönderilmesini talep edebiliyormuş. Tabi bu antrenörler tatami de ter ve kan akıtmış milli sporcu olmuş kişilerden olmadıkları için bu kabil isteklerde bulunabilmekteler. Yoksa tatamiden gelen hocalarımızın bu kabil istekleri olmadığını ve de olmayacağını çok iyi biliyoruz.. Onlar istisnadır.  
Sevgili arkadaşlar yani köprünün altından çok sular aktı ve bugünlere gelindi. Tabi ki bugün görev yapan arkadaşlarımızın da bir çok sorunları vardır ama biz onları bilmediğimiz için yardımcıda olamıyoruz. Herkes kapalı bir kutu kimse konuşmuyor. Ama kim görevden alınırsa veya hoşnut olunmayan bir durumla karşılaşılırsa o zaman bir parça sorunlar hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Ama görevdeyken kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Arkadaşlar biz size demiyoruz ki gelin federasyonda neler oluyor bize anlatın yok böyle bir şey. Bizim dediğimiz ve istediğimiz Türk karate–do federasyonunda yapılan aktiviteleri ve yapılacakları camiamıza duyurun.  Hatta bir şampiyona veya turnuvadan sonra kamuoyuna bilgilendirme ve açıklama yapmanız o yarışmadan elde edilen faydaları ve kazanımları hatta maçlarda başarı gösteren sporcuların grafikleri ve bir sonraki planlarınız hakkında herkese ve her kesime doyurucu bilgi be birikimlerinizi aktarmanızı  bekliyoruz.  Ayrıca çok uzun zamandır yapılmayan toplu çalışmalar hakkında bir açıklamalar gereklidir. Federasyonun uygun gördüğü yerlerde toplu çalışma çok yararlı olacaktır. Ancak bu sadece milli sporcular için değil tüm karate camiasını kapsamalıdır. Gerek antrenörler gerekse sporcular toplu bir eğitim programına alınmalıdır.  
Katalar da çok sıkıntılar yaşanmaktadır. Tüm katalar seçilen uzman hocalar tarafından standardize edilmelidir. Yoksa yarışmaya bir gün kala hakem komitesinin kata detayı hakkında bir kaç gayri ciddi açıklama yapması yanlıştır. Türkiye de 28 yıldır karate federasyonu var ama kata standardı hala yok, bu bir faciadır. Bu nedenle katalar gittikçe sporcular tarafından tercih edilmez bir branş olmuştur. Hele shotokan kataları bir hala bir muammadır.  Halbuki en temel ve düzgün bir yapıya sahip shotokan kataları herkesin bildiği banal bir kata formu haline getirilmiştir. Ülkemizde ağırlık shotokanda olduğu söylenir doğrudur ancak her shotokan yaptığını söyleyen shotokancı mıdır?  En azından yeterli bir shotokan karate-do eğitimine sahip midir? Bu tartışılır. Düşünün bir çocuk kata yapıyor ve tüm hakemlerin o kata hakkında bilgi sahibi olduğu kabul ediliyor. İşte sorunda burada, zavallı shotokancı bir katayı başından sonuna kadar çizemeyen ama shotokan ekolünden olduğunu İddia eden hakem tarafından, hiç bilmediği bir başka ekolün katasına kurban edildiğine şahit oluyoruz.  
Beni lafım gerçekten kendini yetiştirmemiş ve gelmiş orada görev alan hakemleredir. Lütfen çok değerli hakemlerimiz alınmasınlar. Zaten o değerli hakemlerimizde bu olaylardan muzdaripler. Çünkü hakem müessesesi hep ihmal edilmiştir. Hakemlerimizin bilgileri her daim antrenörlerden bile üstün olması lazımdır. Çünkü tüm emeklerin hakkının dağıtıldığı yerin hakimi sayın hakemlerimizdir.  Bazı antrenörler diyorlar ki yapılan maçlardan, bir gece önce kataları böyle değil şöyle çizdireceksiniz aksi halde maç aleyhinize sonuçlanacaktır. Arkadaşlar bu ne demektir? Allah aşkına Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok. Ancak tüm antrenörler ve hakemlerin katıldığı bir platformda teknik bir standart  yapılmış ve açıklamasına geçilmişse bu olabilir. Artık o ülkede her fert alınan karar doğrultusunda uyum sağlayabilir.  Kaldı ki  shotokan harici katalar dan  da aynı hassasiyet beklenmez mi? Bence şu an federasyon dış temas ve milli takıma kilitlenmiş konumdadır.
Ancak unutulmamalıdır ki milli takım a sporcu spor tesislerinden ve bu antrenörlerden çıkmaktadır…  Eğer gerinin kalitesi düşerse bu imkanlar kalmaz ve çok sıkıntılar çekilir.  Unutmayın ”gerinin gayreti  ilerinin zaferidir”  Eğer siz gerinizi unutursanız ileride ne zaferi kazanabileceksiniz ki? Şu anda teknik seviyede çok düşüş var diye bazı çevreler alarm veriyor. Bu arkadaşlar boşuna mı çırpınıyorlar yoksa ? Ne dersiniz? Ben bu ülkede 11 yıl müsabıklık, 12  yılda milli takım antrenörlüğü yapmış bir kardeşiniz olarak size sesleniyorum: Gelin her platformda herkesle birlikte olun, herkesin bilgisini alın, hiç kimseden korkmayın bizler Türk karate-do camiası olarak bir bütünüz yalnız cenazelerde değil sevinçli günlerde de birlikte olalım.   
Herkesin kafasında şu soru var.. Karate federasyonunun tüm üyeleri neden camiadan uzaklar ve bizim içimizde değiller? Gerçekten bende soruyorum karate sporunun tartışıldığı bir platform olan Turkkarate.com veya karateforum.org gibi web siteleri var, daha da vardır. Oralarda zaman zaman karate sporuna yönelik leyhte veya aleyhte yazılar oluyor ama siz bu yazılara duyarsız kalıyorsunuz. Sanki siz bizden birileri değilmiş gibi davranıyorsunuz.  Hatta bazen diğer spor branşlarından dahi bizim aramıza katılıp sorunları tartışanlar olurken siz hiç üstünüze alınmıyorsunuz? Hatta bazen buradaki arkadaş ve kardeşlerimiz bazen sizi dahi savunuyorlarken siz kendinizi ve federasyonu savunmuyorsunuz?

 

Anlıyorum ben şu anda çeşmenin başındayım siz orada ne yaparsanız yapın diyorsanız saygı duyarım ancak bir gün federasyondan devre dışı bırakılır ve ayrılmak zorunda kalırsanız yine bizim aramıza dönmeyecek misiniz yani?  Kardeşler siz ve biz yok “hepimiz varız” diyelim ve  bundan sonra hepimiz birlikte olalım. Yanlış anlamayın bizde oraya gelip beraber olalım demiyoruz. Siz bize gelin hep beraber olalım diyoruz.  Yani hiç birimizin sizin olduğunuz yerde gözümüz yok. Biz zaten oradan geliyoruz…  Hepiniz bizim kardeşimizsiniz unutmayın!!!  Herkese selamlar ve saygılarımla.  

 

Atilla ÇELİKTÜRK

 

Yorum ekle

Yazılara ekleyeceğiniz yorumlar site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra uygunsa yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile