Ropörtajlar
Linklerden
![]() |
Artvin Karate İl Temsilciliği |
![]() |
Denizli Karate İl Temsilciliği |
![]() |
Muğla Karate İl Temsilciliği |
![]() |
Çeliktürk Spor Merkezi |
![]() |
İstanbul Karate-Do Spor Kulübü |
Sitede Ara
Ziyaretçi Sayacı
![]() | Bugün | 247 |
![]() | Dün | 361 |
![]() | Toplam | 193019 |
Etiketler
karate kata bulut_baba bulut baba spor shotokan dosyas dr alev oral hakan alpay sensei haberler kumite shuri okinawa naha funokoshi ohtsuka shorin goju itosu shito avrupa karatesi naha te enoeda asai nishiyama yahara türk karate tarihi doping atatürk ve spor atatürk ve spor sensei ve desi yumruk zanshin kiiai atilla çeliktürk kasuya
| Başkanını Arayan Karate Federasyonu ve Gerçekler |
|
|
|
| Hasan OKUŞ tarafından yazıldı. |
| Cuma, 26 Aralık 2008 16:00 |
|
Bir kere öncelikle seçimlerle ilgili temennimi dile getirmek istiyorum. Şimdi önümüz de yönetsel anlamda yeni bir durum değerlendirmesi yapacağımız özel bir fırsat var, Tabiatıyla bu süreçte içerden ve dışarıdan Türk Karatesini daha iyi yöneteceğini iddia eden adaylar karşımıza çıkacak ve sonuçta oyu olanlar kendi özgür iradesi ve vicdanını önüne koyarak bu adaylara kefil olacak ve sandık başına gidecek. Ama bu bir son olmayacak.! Çünkü sandıktan kim çıkarsa çıksın ona mazbatası belirli bir zaman sürecini yönetmek üzere teslim edilecek. Ve sonra o sandıklar yeniden önümüze gelecek. Öyleyse bu adayları değerlendirirken bize düşen, bize yakışan tavır, dostane ilişkileri yıpratmayacak, yılların dostluklarını tüketmeyecek uygar bir rekabet anlayışı ile hareket etmek olmalıdır. Bu en azından benim temennim... Seçimle ilgili gözlem ve düşüncelerime gelince., Görüyorum ki bazı dostlar yine futbol takımı takım tutar gibi bir taraftan yana mevzilenmiş. Bazıları yine toto oynar gibi hesap kitap bu secimden hangi taraf galip çıkar, kime yakın durmalı pusularında..! Bir çevre de var ki her türlü kişisel beklentiden uzak ((Ne olursa Türk Karatesi kazanır.!?)) arayışlarıyla meşgul...
AYNA ve İĞNE Örneğin., dojolarımız da kulüplerimiz de öğrencilerimiz kalmadı diye ağlanıp ağlanıp gezen de bunun nedenlerinin günü kurtarma egolarımızla ilgili olduğunu görmezden gelmeyi tercih edende bizlerizdir. Örneğin, örneğin, örneğin...... Yazarsak örnekler çok ta biz bunu biraz somuta indirgeyerek özetleyelim, mesela ., =Acaba hangimiz bir dojoya üye olurken bugün yaptığımız Karate yi öğrenmeyi hedefledik..? Nerede bizim öğrendiğimiz o Karate..? Öyleyse insanlar neden çocuklarını bize böyle bir Karate için getirsin??? = Açıklarken, anlatırken ''Karate DO sevginin, saygının, toleransın, yaşamın yoludur'' deriz. Deriz de gerçekten yaptığımız ve yaptırdığımız Karate o Karatemidir??? = İbadethanelerimiz gibi insanların egolarından sıyrıldığı mekânlar olarak tariflendiririz dojolarımızı. Tariflendiririz de o dojoları ego şarj merkezleri haline getiren de bizler değilmiyiz dir..? = Yine Karate DO yu Futbol gibi batı terbiye sisteminin önümüze getirip bıraktığı ''SKOR İÇİN HER YOL MÜBAHTIR'' anlayışı içersine sokan da tek tek bizler değilse kimdir..? = Hem bizim geleneğimizin hem de Karate DO nun hasleti olan ast, üst, büyük kavramlarına yeni neslin uzak düştüğünden şikayetleniriz. Şikayetleniriz şikayetlenmeye ya acaba bizler bize emek veren senseilerimize, bu hasletlere ne kadar bağlıyızdır..? = Mustafa Kemal Atatürk '' Türk, Öğün, Çalış, Güven'' diyor. Türküz deriz, Öğünürüz, Çalışırız da ama hangimiz diğerimize Güveniriz..? Yıllarca başkanı seçerken, kurulları oluştururken , hakemleri atarken işi liyakat sahiplerine mi verdik, ya da vasfı ne olursa olsun atadığımız , seçtiğimiz insan kendimize yakın mı olsun istedik..? Birimiz diğerimize ne zaman ve ne kadar güvendik..? Evet önümüzde çözüm bekleyen kocaman kocaman sorun paketleri var. Bu paketlerin en büyüğü ve öncelikle çözüm bekleyenin de hepimiz için bir (( AYNA )) var. Bizler şimdi sandığa giderken artık o paketi açmak zorundayız. Çünkü uygar dünya da eleştiri ve öz eleştiri kültüründen uzak kalan kurum ve toplumların kendilerini geliştirmek gibi bir şansları YOK... |







Sevgili Karate DO dostları... 2009'u karşılamaya hazırlandığımız şu günlerde Japonya da yapılan büyükler dünya şampiyonasın da kürsüye çıkan kumite takımımızı ve orta yerde duran bu başarının ulusal basında ki yerini kritize eden bir makale yazma arzusundaydım. Ancak görülüyor ki içersinde olduğumuz süreç şimdiden Türk Karate toplumunun ilgisini tamamen seçime odaklı hale dönüştürdü bile. O nedenle makalemi içersinden geçtiğimiz süreci kapsayan bir içerikle sınırlı tutmanın daha yararlı olacağını düşünüyorum.
Yorumlar
saygılarımla Alıntı
Mükemmel bir yazı Alıntı