Linklerden

Bulut Karate Center 
Dr. Aytekin SOYKAN  
WSKF Türkiye 
Çelebi Spor Kulübü 
İKAD - İstanbul Karateciler Derneği 

Translate (Çeviri)

English French German Greek Italian

Sitede Ara

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün253
mod_vvisit_counterDün361
mod_vvisit_counterToplam193026
Şu anda 14 konuk çevrimiçi


Sevgili ve değerli Türk Karate-do gönüllüleri PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 16
ZayıfEn iyi 
Atilla ÇELİKTÜRK tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 23 Şubat 2009 10:42

Secim 2008Başkanlık seçimleri startı alındığı günden beri bir telaştır gidiyor. Büyük bir fırtına kopmuş vaziyette. Bazen düşünüyorum, acaba eskisi gibi spordan sorumlu bakanının atamasıyla başkan belirlenmesi daha mı iyiydi diye düşünmüyor değilim. Acaba bu kültür bizde olgunlaşmadan bu sisteme geçildiği için bir kaos ortamı bu yüzden yaşanmıyor mu ne dersiniz?

Oy alabilmek uğruna ne değerlerden fedakarlıklar yapıldığı artık hepimizce malum.
Bu uzun bir süreçtir yaşananalar ve  belden aşağı vurmak yüzünden kalite müthiş düşmektedir.

 

Normal hayatında  o kişi ile 5 dakika muhabbet etmeye tahammül edemeyeceği
halde bir oy için ona hatta bir takım ödünlerde vererek,vaatlerde bulunarak iletişim kurmak sizce normalmidir?

Siyaset spora sokulmasın herzaman denir ama başkanlık seçimi için siyasetin dik alası yapılmaktadır. Aman yanlış anlaşılmasın siyaset derken parti ideolojisinden bahsetmiyorum ben sadece seçim kazanmak için yapılan siyasi oyun ve manevralardan bahsediyorum.

Bırakın başkan adaylarını, kendilerini başkandan fazla başkan gören bir takım arkadaşlarımız  bu işi fena halde ciddiye alıp kendilerine taraftarda toplayıp açılımlar yapmaktalar ve hatta bu kişleri kendi malı gibi görüp,''ben nereyi işaret edersem
bunlar oraya oy verirler'',(bu kelimeden nefret ediyorum) Benim şu kadar oyum var deme cüretindede bulunmaktadırlar....... Sürü kültürü sporda olabilirmi????? soruyorum....
 
Oysa herkesin varsa kendi veya kulubu kadar oy potansiyeli olmalıdır. Başkalarının oylarına ipotek koymak ne kadar demokratiktir size soruyorum?
Bu başkanlık sistemini hayata geçirenler tabidirki çok demokratik bir seçim olsun her spor camiası kendi başkanını seçsin diye böyle bir açılım yapmışlardır... ÇOK GÜZEL...

Ama gelin görünki biz her sistemi evirip çevirip içine bazı şahsi hegamonya ve çıkarları sokmasak rahat edemeyiz... Oy verme sisteminde  sürekli değişim yapılmaktadır,bir önceki ile bir sonraki farklı seçmenlerden oluşmaktadır, buda bir handikaptır.

 Şimdi soruyorum bir spor dalınDa fed.başkanı seçiminde kimler söz ve hak sahibi olmalıdır?? O spor branşını tanıyan,bilen ve içinde yaşayanlarmı ?yoksa  O sporu hiç tanımamış ve bilgide sahibi olmayan kişilerdenmi olmalıdır?? Hariçten bir takım insanlar benim sporum da bana nasıl başkan seçebilirlerki?

Şimdi ben size bir örnek vereyim.
Adı geçen spor dalında milli sporcu olmuş ve milli hakem ve milli antrenör olmuş vede spor kulupleri ve tesislerin her birinin oy hakkı olmalıdır değilmi? Bencede bu yeterlidir.. 
Ancak şimdi seçmen dağılımına geldiğimizde hemen karşımıza suni bir takım kulupler ve dernekler çıkmaktadır... Oy potansiyelini artırmak için bazı kişiler bunuda suistimal etmişlerdir maalesef...

Peki siyasi seçimlerdeki gibi,spordada yüksek seçim kurulu gibi bu spor camiasınında bir ysk yokmudur varsa bu hak neden
kullanılmıyor? Sanırım tahkim kurulu var ama o kurul detaylarla ilgilenen bir kurul değil... Ancak bir müracaat olunca bakıyorlar sanıyorum..Oysa bizde öyle sorunlarını aktaracak seçmen olgunluğu henüz oluşmadığı göz önüne alınmalı değilmidir?

Milli takım antrenörleri ilk başlarda oy kullanırdı,şimdi  kaldırıldı.Aman iyiki kaldırıldı diyeceksiniz,evet haklısınız, çünkü bu görevi öyle suistimal ettilerki artık milli takım antrenörlüğü bir hedef olmaktan çıktı. Oy verme  potansiyelinin artması için vaad edilen bir makam haline geldi ve bu yüce görev  oy uğruna harcandı gitti...

Hakemlerimize gelince, cidden hakemlik müessesesi çok yüce ve değerli bir hizmet alanıdır. Onlar maçlarda ADALET dağıttıkları için çok yüce bir konuma sahiptirler. Ayrıca bu sporu en yakın tanıyan kişilerdir... Ama onlarında oy hakkı yoktur, Şimdi soruyorum bu spora onca yıllardır adalet dağıtan bir hakemlik müessesesi neden değerlendirilmemektedir.

Halbuki bu kişiler 4 yılda bir kere gider en uygun gördükleri adaya oylarını atarlar ve bence çok da uygun olur,onlarda bu camianın içinden değillermi? Nasıl bir federasyon başkanı istiyoruz sorusu hep soruluyor öyle değilmi?

Sevgili arkadaşlar bunun artık ne önemi kaldıki Allah aşkına ? Biz uzayda yaşıyoruz sanki ömrümüzü verdiğimiz ve federasyon olması için mücadele ettiğimiz Karate-do sporunda oy bile kullanma hakkına sahip değilizki........ Siz neden bahsediyorsunuz???

Bizi ne insanlar yönetti hepiniz biliyorsunuz,hepsine ağam, paşam ve sn.başkanım demedikmi?
Onlar ne yaptılar aramızdan bazılarını kendine yakın görüp işleri onların üstüne yıkıp kendileri bizim sadece başkanımız olmadılarmı?

Bizim aramızdan sevgili kardeşlerimizde bunu  bir fırsata dönüştürmedilermi? Gözlerini en yakın arkadaş ve kardeşlerini,hatta hocalarını dahi görmez hale getirmedimi? Ben bize hizmet eden tüm fed.başkanlarına teşekkür ederim ama onları yanlış yönlendiren
içimizdeki kardeşlerimizi hiç affedemiyorum... Hakkımıda helal etmiyorum.....

Gelelim günümüze zaten bir aday çıkmış aramızdan,başkada aday yokken bu çatışma ve entrikalar niye???
Bu görevler bir çıkar için yapılmadığına göre nedir bu İHTİRAS VE HIRS..???
Ya delikanlı gibi çıkar aday olursun, Ya da edebinle neticeleri gözlersin....

Ne aday olacaksın nede ortaya bir isim sunacaksın ama ortalığı savaş alanına döndüreceksin  ama benden sonra KIYAMET diyeceksin..... olmaz böyle birşey....

Ya beyler,Karatenin Türkiyedeki kurucusu sn.Hakkı Koşar bunu yapmadı ,çekildi kenera Fudo-kan Karate-do dedi,
Hakan Alpay ve ben 15 yıldır ağzımızı açmıyoruz. Her şampiyonaya gelip başarılar dileyip hadi aslanlar diyoruz.Dünya şampiyonluğuna sizden fazla seviniyoruz...  Daha ne istiyorsunuz ....

Ortada ne Celal Demirbilek nede Doğan kılıç var,meydan sizin,birton yolsuzluk ve usulsüzlük dedikodusu çıktı ve hepsi hasır altı oldu gitti-kapandı..... 1980 yılında federasyon kurululduğunda,Bizim o zorluklarla verdiğimiz mücadelede sizler daha yeni dojolara ya kayıt oluyordunuz yada yeni yeni ortaya çıkıyordunuz şimdi meydanı bu kadar boş buldunuz diye BU KIYAMET senaryoları nedir?

Esas ortalığa çıkıp verin bakalım 15 yılın hesabını demek hakkımız varken elimizde,biz olgunlıkla sizlerden yinede güzel şeyler beklerken,siz bunu birbirinize yapabiliyorsunuz.....
Birbirinize tahammül edemiyorsunuz....

Sizin aranızda geçenler sizi ilgilendirir diyemiyeceğim çünkü bu camia çok sıkıntılar ve acılar çekti...

Eğer herşeyi Milli takımın başarısına bağlarsanız onunda deteylarını tartışırız....
Ama biz size hep destek olduk,köstek olmadık bu yüzden bizlere ve kendinize daha saygılı olmalısınız....

Gelelim Esat Delihasan kardeşimize .,

O gerçekten ne olursa olsun bizim aramızdan çıkmış,bağrımızdan kopmuş bir kardeşimizdir. Aynı Erkan gibi, Ersoy gibi, Aytekin gibi, Levent gibi, Haldun gibi, İbrahim gibi.....

Esat federasyon başkan adayı oldu ne yapalım onu kabul mü edelim yoksa red mi???
Yukarıda bir kısmının adlarınını yazdığım Türk Karatesinin bizlerden sonra gelen değerleri de aday olsalardı da  aralarından birini seçme konusunda zorlansak.... Oysa rekabet ne kadar güzeldir, kaliteyi artırır...
 

Ama hem aday olma hemde benden sonra KIYAMET de işte bu yanlıştır.... 

Yukarıda zikretmiştim bunu Hakkı koşar,hakan alpay ve ben yapmadığımıza göre siz bu yolu niye tercih ediyorsunuz ???
Ayrıca bu spora bir ömür vermiş daha nice değerli hocalarımız varken..... Siz neyin derdindsiniz??

Bazılarımız Esat Delihasanı uygun bulmayabilirler bu da doğaldır,buda bir haktır.

Peki o zaman adama sormazlarmı ''ya adem sen bu Karate-do federasyonunu Karatenin içinden gelmiyen hatta hiç yumruk ve tekme atmamış adaylara  uygun gördündün de,yani camcıya,mütahite ,turizmciye ve başka birtakım başkan adaylarına uygun gördünde, içimizden yetişmiş iş hayatına belediyede antrenör olarak başlamış, milli sporculuktan gelme bir kardeşimize neden uygun görmüyorsun'' demezlermi???  

Cidden söylüyorum yemin ederim eğer birisi  çıkıpta ''ersoy,erkan,hayrettin,haldun,levent,ibrahim,savaş,aytekin hocalara
ve diğer isimlerden hangisine karşı çıksa onada bu soruları sorardım..

Ama ortada tek bir aday var oda Esat Delihasandır. Bence elimizi vicdanımıza koyalım ve eğer kazanırsa onu alkışlayalım ve iş yapması için zaman verelim ve sporumuza bir hasar verirse ozaman karşı çıkalım....

Yoksa kendi kendini yiyen bir spor branşı olmaktan başka bir iş yapmış olmayız....  Son sözümde başkan adayı veya adaylarına olacaktır. Karate-do sporunun çok büyük bir eğitim sorunu bulunmaktadır. Bunca spor akademisi mezunu Karate-do antrenörümüz varken bu çöküş inanılmazdır. Bunun tek sebebi olduğunu sanmıyorum birçok sebebi bulunmaktadır tabiki...
Ancak göreve gelince ilk işiniz yine milli takım ve seyahatler olmamalıdır.. En öncelikli konular arasına mutlaka antrenör  ve sporcu eğitim ve öğretimi olmalıdır.. Ekibinizdeki seyahat manyağı olmuş bazı arkadaşları eğitim ve öğretimde kullanmanızı
özellikle rica ederim. En önemli 2. konu Karate-do da şu an büyük ihtiyacı hissedilen İSTİŞARE VE ŞURA heyeti acilen kurulmalıdır... Dan ve diğer konularda müthiş enflasyon mevcuttur, acilen bu konularında üzerine gidilmesi gerekmektedir.

Herkeze aklı selim ve adaletli bakış açısı dilerim...

 

Not.Şimdi bu yazıdan dolayı benim için Esat Delihasan a destek veriyor derlerse El insaf  derim....
geçen seçimde Haldunu aynı şekilde savunduğum unutulmamalıdır.. Benim tek desteklediğim vardır oda TÜRK KARATESİDİR..

Saygılarımla,
 
Atilla ÇELİKTÜRK

 

 

Yorumlar 

 
#5 Levent Aydemir 2009-03-02 15:16 sensei ,
Yazınızı keyif alarak okudum, umarım yapmış oldugunuz tespitler biran önce hayat geçer.Umarım buradan ders çıkaranlar olur umarım biz kavramı camiamıza yerleşir.
Saygılarımla. oss sensei…

Levent Aydemir.
Alıntı
 
 
#4 Hasan OKUŞ 2009-02-25 17:53 icimde öyle bir his var Türk Karate DO su yeni bir olgunlugun eşiginde… Önümuzde ki sürecte secim sisteminin aksıyan yanlarını, oyu olanın degil liyakatı olanın göreve getirilmesini, TKF nin kurumsal bir kimlik kazanması yönünde ciddi calışmalar yapılmasını talep eden bir toplum olacagız gibi geliyor bana.

Türk Karate DO sunun degerli duayeni degerli Sensei Atilla CELİKTURK'un yukarıda ki makalesinden benim cıkarttıgım ana fikir şu .,

''Aslında Türk Karatesi maddi manevi kendi ic dinamikleriyle cok güclü bir alt yapıya sahip… Ama ne yazık ki bizler toplum olarak uzun yıllar bu gucun farkına varamadık. Artık silkinelim ,sahip oldugumuz bu gucu harakete gecirelim''



Oss Sensei
Alıntı
 
 
#3 Hayrettin HAMURCU 2009-02-24 23:05 İşte kucaklayıcı bir yazı işte hocalık bu, hocalık sadece tatamide olmuyor. Hayatın her alanında öğreticilık le oluyor. Ağzına kalemine sağlık hocam. Ben yıne burdan lafımı yineliyorum. Hocalarımız gökteki yıldızlar gibidir öğretileri asla bitmez asla kaybolmazlar. Alıntı
 
 
#2 Ali SARIAYDIN 2009-02-24 14:05 Bu güzel eleştri yazısı için teşekkürler… Alıntı
 
 
#1 Alper Bozkurt 2009-02-24 13:58 Atilla hocaya bu guzel yazisi icin cok tesekkur ederim.

Saygilarimla

Alper
Alıntı
 

Yorum ekle

Yazılara ekleyeceğiniz yorumlar site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra uygunsa yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile