Linklerden

Bulut Karate Center 
Türkiye Karate Federasyonu 
WSKF Türkiye 
Çelebi Spor Kulübü 
İstanbul Karate-Do Spor Kulübü 

Translate (Çeviri)

English French German Greek Italian

Sitede Ara

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün169
mod_vvisit_counterDün343
mod_vvisit_counterToplam191825
Şu anda 7 konuk çevrimiçi


Felsefe ve Bilgelik Hakkında PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Dz.Kur.Alb.Ramazan ÖZÜM tarafından yazıldı.   
Cuma, 13 Mart 2009 07:06

felsefeDeğerli Karatekalar; Tarih boyunca bilgeliğin ne olduğu konusunda büyük tartışmalar yaşanmıştır. Halen de tartışılmaktadır ve bu konu henüz çözülememiştir. Çözülememiş sorunlar üzerinde düşünme ise felsefenin konusudur. Çözülen her sorun felsefenin konusu olmaktan çıkar ve bilim dallarından birinin konusu olur. Felsefede kesin doğrular olmaz. Ayrıca felsefe hiçbir konuda son sözü söylemez.

Felsefe bireyi düşündürmek ister. Düşünmeye en çok ihtiyacı olan da bilgelik yolculuğuna çıkandır. Bilgeliğe yönelmiş kişi farklı görüşler hakkında devamlı düşünür. O insanı tanımaya ve insan hayatını ilgilendiren en temel sorunlar üzerinde zihin yormaya çalışır.

Felsefe kelimesinin kökeni Yunancadan gelir ve Yunanca aslı “philosophiya”’dır. Bu sözcükteki “philo” sevgi, “sophiya” bilgelik anlamına gelir. “Philosophiya” ise bilgeliği sevmek anlamını taşır. Filozof bilgiyi ve bilgeliği seven, arayan ele geçirmek için gayret sarf eden kimsedir.

İlkçağ düşüncesine göre her şeyi anlamak Allah’a mahsustur. Bu düşüncenin o zamanlar mantıklı bir nedeni vardı. Onlara göre bilgeliğe sahip olmak insan gücünü ve sınırlarını aşan bir şeydi. O zamanlar bilgelik denilince bütün bilimler akla geliyordu. Bir insanın sınırlı ömrü içinde bütün bilimlere sahip olması mümkün değildi.

Felsefe ve filozof kelimeleri günümüzde çok değişik anlamlarda kullanılmaktadır. Günlük dilde felsefe yapmak, derin ve anlaşılması güç sözler söylemek anlamına geliyor. Bazen de küçültücü ve alaycı anlamda kullanılıyor. Filozof kelimesi de, felsefe ile uğraşandan başka dünyaya aldırış etmeyen dünyadan ilişiğini kesmiş kişi manasında kullanılmaktadır. Ayrıca dilimizde filozofun dünya işlerine ve değerlerine önem vermeyen bir kimse anlamı da var. Osmanlıca da bilge karşılığı için “hâkim”, bilgelik karşılığı için de “hikmet” sözleri kullanılmaktaydı.

Demek ki tarih boyunca insanlar bu konuda düşünmüş ve tartışmışlardır. Filozofların farkına vardıkları temel konu, bilgeliğin kendiliğinden oluşan bir şey olmadığı idi. Onlara göre insan bilgelik yolunda bilinçli hareket etmeli ve bu konuya emek vermeli. Tesadüflere bağlı ve gelişigüzel bir şekilde bilge olunmaz. İnsanda akıl, mantık ve dünya hakkında düşünme yeteneği vardır.

Felsefenin amacı, sadece bilgi vermek değil, aynı zamanda doğru davranışlarda bulunmayı sağlamak ve ahlaklı yaşamanın yollarını öğretmektir. Felsefe sadece bilmenin değil, ahlaka uygun ve mutlu bir hayat sürmenin de yollarını araştırmaktadır. Filozof, kesin bilgilere ve mutlak gerçeklere sahip olduğunu sanan bir insan değildir.   O bilgi arayıcısı ve bilgelik aşığı bir insandır. Bu bakımdan filozof, hem dünyayı anlamak, hem de değiştirmek amacındadır.

Felsefenin disiplinlerinden biri olan etik (ahlaki) felsefesi, hayatın anlamını sorgular, olması gerekeni araştırır. İyi ve kötüyü ayırmak için kıstaslar koyar, insanlığa yol gösterir. Bu felsefe, şu tür soruları cevaplandırmaya çalışır;

— Mutlu hayat nasıl gerçekleşir?

— İyilik doğuştan mı gelir?

— Değişmeyen ahlak ilkeleri var mıdır?

— İyi denilen değer nedir?

Bilgelik yolundaki kimse bu soruların cevaplarını bu felsefeden alabilir.

Felsefe, ruhun fırtınalarını dindirmeyi, açlığı ve hastalığı gülerek karşılamayı doğal ve somut yollarla öğrenmeye çalışır. Ama ne gariptir ki çağımızda felsefe, anlayışlı insanlar arasında bile ne pratik ne de teorik hiçbir değeri olmayan boş laf haline getirilmeye çalışılmaktadır. Oysa felsefe insanlara yaşamayı öğreten en genel düşünceler bütünüdür. Felsefe, insana hareketli, neşeli bir tavır ve güler yüzlü bir hal vermek ister. 

Günümüzde felsefenin ana yollarını safsatalar sarmıştır. Bu yüzden filozoflar asık suratlı ve çatık kaşlı görünmektedirler. Sanki filozofların yüzüne kaskatı ve çirkin bir maske takılmış gibidir. Bu durum bilgelik yolunu zorlu bir duruma sokmaktadır.

Felsefe, bilgelik sevgisi olduğuna göre herkes için gereklidir. Onu çocuklar ve gençler için ulaşılmaz göstermek hatadır. Onların da felsefeden alacakları dersler vardır. Felsefe onlara da yaşamayı öğretmek ister. Oysa yaşamak hayat geçtikten sonra öğreniliyor ve öğretiliyor.

Saygı ve sevgilerimle,


Ramazan ÖZÜM

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

MONTAIGNE, Denemeler, Çev. Selahattin Eyüboğlu,, Cem Yayınevi, İstanbul, 1998.

ÖZKAN, Zülfikar, Bilgeliğe Yöneliş, Hayat Yayınları, İstanbul, 2003.

CÜCELOĞLU, Doğan, İçimizdeki Biz, Sistem Yayıncılık, İstanbul, 1996.

 

 

Yorumlar 

 
#1 Kenan AYDIN 2009-03-18 16:13 Sayın Ramazan Üzüm, Felsefe ve Bilgelik hakkındaki yazınızı dikkatlice okudum, içeriğini ve vermek istediği mesajın değerini anlıyanlar ve yorumluyanlar için örnek olacak emeğinizi tebrik ediyorum. saygılar ve sevgilerimle… Alıntı
 

Yorum ekle

Yazılara ekleyeceğiniz yorumlar site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra uygunsa yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile