Linklerden

Artvin Karate İl Temsilciliği 
Bulut Karate Center 
Sivas Karate İl Temsilciliği 
Sofuoğlu Ailesi Karate Sitesi 
Çelebi Spor Kulübü 

Translate (Çeviri)

English French German Greek Italian

Sitede Ara

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün263
mod_vvisit_counterDün361
mod_vvisit_counterToplam193036
Şu anda 12 konuk çevrimiçi


T.S.K.B.’nin Gölcük Semineri Harikaydı PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 7
ZayıfEn iyi 
Necmettin ÖZDEMİR tarafından yazıldı.   
Salı, 02 Haziran 2009 15:03
tskbTutkuyu; lügat veya sözlüğe bakmadan kısaca, herhangi bir şeye veya birine, karşılık beklemeden bağlanmak şeklinde tarif edebiliriz sanırım! Tarifi kısa olan bu sözcük bazen tüm yaşamımızın rotası haline gelebilir. Yani tutkuyla bağlandığımız şeyin peşi sıra, sızlanmadan, yüksünmeden rüzgâra kapılmış kuru bir yaprak gibi, bir o yana bir bu yana sürüklenip dururuz. Tutkunun ne olduğunu, karşılık beklemeden sevmenin, seven için ne anlam ifade edebileceğini bilmeyenler, bizi hiç mi hiç anlayamazlar.
Bir bilseler ki tutku, acı da verse, bazen bir takım maddi hedeflere ulaşmayı engellese de insan için sonsuz bir mutluluk kaynağıdır. Ve bize inanılmaz hazlar yaşatır. Dimağımızda sürekli olarak olağan üstü lezzetler duyumsamamızı sağlar…
 
İşte Karate- Do’nunda kolayca büyüsüne kapılabilinen, tutku ile bağlanılıp sevilen böylesi bir tarafı var. İnsan kendini bir kaptırdı mı kolay kolay bu egzotik sanattan, bu törensel spordan, bu özel ve güzel yaşam biçiminden, yaşı ne olursa olsun sonsuza kadar bir daha kopamaz. 
Yazını başlığı ile giriş bölümü pek uyuşmadı diye düşünülebilir.
Öyle değil!
 
Türk Shotokan Karate Do Birliği’nin ( TSKB) 30-31 Mayıs’ta yapılan Gölcük Seminerine katılmadan bu yazıyı yazsaydım elbette böylesi duygusal bir girişle yazıya başlamazdım. Ama o seminere katılan, o coşkuyu yaşayan, o lezzeti dimağında hisseden biri olarak klavyenin üzerinde dolaşan parmaklarım kendiliğinde yukarıdaki sözcükleri oluşturan harfler üzerinde dolaşıp durdu. Tümceler kendiliğinden yapılandı.
 
Edebiyat yaptığımı çekinmeden söyleyin. Karatenin şiirsel bir tarafı olmadığını kim söyleyebilir ki! Karate Do’nun kurucusu, üstat Gichin Funakoshi de ünlü bir şair değil miydi?
 
30-31 Mayıs 2009 tarihlerinde, iki gün boyunca olağanüstü güzel şeyler yaşadık. Öğrendiklerimiz ve öğrettikleri bir yana yaptıkları sporun zirvesine ulaşmış, başarılarını dünya çapında kanıtlamış, hoca olmanın ötesinde bilgelik mertebesinin tevazusuna bürünmüş dört mükemmel insanı tanımak bile başlı başına olağanüstüydü! Sakınmadan bildiklerini bizimle paylaştılar. Deneyimlerini, yeteneklerini, ustalıklarını sergilediler. Övünmeden, hava atmadan, satış yapmadan, komplekse kapılmadan, en küçüğü bile küçümsemeden davranmak karate kilerinin göksündeki armaya işlenmişti sanki…
 
Dört Sensei tanıdık 30-31 Mayıs 2009 tarihlerinde Gölcük’te gerçekleştirilen Shotokan Karate Do seminerinde… Dördü de birbirinde yetenekli, dördü de bir birinde usta, dördü de birbirinde deneyimliydi! Öğretirken sergiledikleri performansı hayranlıkla izledik. Bildiklerini saklamadan, sakınmadan içtenlikle öğretmeye çalıştılar. Onları izlemekte, öğrettikleri kadar güzeldi. Ayrı ayrı dojoların antrenörleri olmalarına, ya da müsabakalarda kendi öğrencilerine rakip olacak karate ka’lara karatenin inceliklerini öğretirken samimi, dürüst ve sakınmasızlardı.
 
İki gün gibi kısa bir zaman diliminde Gölcüklü, İzmitli, Yalovalı ve İstanbul’dan gelmiş bazı karate ka’lar onlardan çok şey öğrendiler. Bu seminerler tüm Türkiye geneline yayılmalı. Karate Do’ya emek vermiş, gönül vermiş herkes Türk Shotokan Karate Do Birliği’ne katılmalı. Bu iyi niyetli ekip desteklenmeli. Küstürülmemeli. Köstek olmaya çalışanlara fırsat verilmemeli. Türk karatesi ancak bu şekilde yozlaşmadan kurtulabilir. Ancak bu şekilde 1980’lerdeki rüzgârı, heyecanı yakalayabilir.
 Bu seminerlerin sadece antrenörlere verilmesi düşüncesinde olanlar var. Bence bu doğru olmaz. Alt kuşaklardaki karate ka’lara bu haksızlık yapılmamalı. Onların gerçek karatenin nasıl bir şey olduğunu, nasıl yapılması gerektiğini, değişik ustaların kendilerine özgü teknikleri nasıl sergilediklerini görme fırsatından mahrum bırakılmaları büyük haksızlık olur.
 
TSKB’nin Gölcük Seminerine Sensei Levent Aydemir, Sensei Hayrettin Hamurcu, Sensei Mikdat Kahraman, Sensei Olcay Küçükateş katıldılar. Daha önce Seminere katılacakları ilan edilen Sensei Memduh Şanlı yurtdışında bulunması nedeniyle katılamadı.
 
Seminere katılan tüm karate ka’ların değerli Senseilerin öğrettiklerinden yararlandıkları, onları tanımaktan mutluluk duydukları gözbebeklerinden okunuyordu.
 
Bu seminerin bize kazandırdığı en önemli şey ise güven duygusuydu! Türk karate’sinin emin ellerde olduğunu görmenin huzuru ve mutluluğunu duymanın keyfiydi! Bu dört genç Sensei bu gururu ve güven duygusunu bu iki günlük seminerde yüreğimizin derinliklerine aşıladı…
 
Sağ ol Sensei Levent Aydemir!
Sağ ol Sensei Hayrettin Hamurcu!
Sağ ol Sensei Mikdat Kahraman!
Sağ ol Sensei Olcay Küçükateş!
 
Hepiniz çok sağ olun Anadolu’nun her yerinde mütevazi Dojolarda, bin bir zorluklar ve yokluklarla boğuşarak, yürekleri karate aşkı ve ateşi hiç sönmeden yola devam eden isimsiz senseilerimiz! 
OSS!
                              
Necmettin ÖZDEMİR

 

Yorumlar 

 
#1 halil ibrahim 2009-06-03 21:36 vala necmettin hocam tebrikler.. süper bi yazı olmuş…vede çok ii anlatmışsın fazla söze gerek yok… Alıntı
 

Yorum ekle

Yazılara ekleyeceğiniz yorumlar site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra uygunsa yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile