Ropörtajlar
Linklerden
![]() |
Sivas Karate İl Temsilciliği |
![]() |
Sofuoğlu Ailesi Karate Sitesi |
![]() |
Çelebi Spor Kulübü |
![]() |
Çeliktürk Spor Merkezi |
![]() |
İstanbul Karate-Do Spor Kulübü |
Sitede Ara
Ziyaretçi Sayacı
![]() | Bugün | 250 |
![]() | Dün | 361 |
![]() | Toplam | 193022 |
Şu anda 13 konuk çevrimiçi
Etiketler
karate kata bulut_baba bulut baba spor shotokan dosyas dr alev oral hakan alpay sensei haberler kumite shuri okinawa naha funokoshi ohtsuka shorin goju itosu shito avrupa karatesi naha te enoeda asai nishiyama yahara türk karate tarihi doping atatürk ve spor atatürk ve spor sensei ve desi yumruk zanshin kiiai atilla çeliktürk kasuya
Powered by RafCloud
| Nihayet Tkf Kurumsallaşma Yolunda |
|
|
|
| Hasan OKUŞ tarafından yazıldı. |
| Cumartesi, 03 Ekim 2009 12:18 |
|
İnsanlar bir çok alanda ya aile büyüklerinin yönlendirmesi ya da, arkadaş çevresi gibi faktörlerin etkisiyle yaşamsal tercihlerini belirliyorlar, tahsil ve meslek seçiminden spor ve sanat gibi kişisel gelişim dallarının seçimine kadar bütün bir ömrü kuşatan bu tercihler de bazen belirli akıl yürütmeler etkili oluyor bazen de rastlantısal çevre faktörleri… Ama şurası bir gerçek ki yapılan o yaşamsal tercih kişinin taşıdığı ruhsal yapısıyla uyum içersinde değilse o zaman mutsuz, huzursuz ve başarısız bir birey modeli ortaya çıkmış oluyor… Bu tarz birey modellerinin çoğaldığı toplumlarda ise ekip çalışmalarının gerçekleşmesi olanaksızlaşıyor.
Oysa başarı da, huzur da, mutlulukta, ekip çalışmalarında yerimizi alabilmemiz de hep yaptığımız iş ya da işleri sevgiyle gerçekleştirmemize, onunla ruhsal uyum içersinde olmamıza bağlı… Evet, Türk Karate-DO ailesinin değerli üyeleri insanların yaptıkları işlerde üretken olabilmelerinin bir şartı kişinin yaptığı işi enine, boyuna ve derinliğine kuşatan donanımlara sahip olması yani liyakatidir. Üretkenliğin ve başarının bir olmazsa olmaz şartı ise yapılan işle bütünleşen bir ruh haline sahip olmak yani o işi ilmik ilmik örecek sevgi enerjisine sahip olmaktır. Bugün görüyorum ki Türk Karate-DO Federasyonu böyle bir sevgi enerjiyle dolu... İnsanlar yıllar sonra nihayet bir liyakat çemberi içersinde olma hissiyle güvenle hareket ediyor. TKF nihayet başkanlık makamından yönetim kurullarına kadar hep tatemi tozu yutmuş, tatemilerde büyümüş, yaptıkları isi sevgiyle yerine getiren isimlerin yönetiminde… Teknik kurul uluslar arası tecrübeleriyle tanıdığımız isimlerin ellerin de başarı için mesai yapıyor, Eğitim kurulu Türk Karatesinin müfredat eksikliklerini sonra ki yılların ihtiyaçlarını da karşılayacak düzenlemeleri kapsayan hummalı bir akademik müfredat çalışması içerisin de. Kurumsallaşma yolunda mevcut kurullara destek olarak oluşturulan Dan kurulu nihayet ben yaptım oldu anlayışının ötesinde eğitim kurulu ile koordineli olarak Dan seviyelerini antrenör kademeleriyle akort eden bir müfredat planlamasını ortaya koymuş durumda.
MHK tamamen Avrupa ve Dünya brövesi olan pırıl pırıl 5 yıldız hakemlerimizin elinde… Ve elbette anlayış bu olunca Türk Karatesi şu süreçte giderek eski alışkanlıklarından arınıp kurallı hareket etmeye ve kurumsallaşmaya daha çok yakınlaşıyor,. Ben yaptım olduları temsil eden takım fikri ötelenip ekip anlayışı daha çok sahipleniliyor.Türk Karate –DO ailesinin değerli üyeleri görüyoruz ki insanların bir liyakati temsil hakkı o işe duyduğu sevgisiyle orantılı. Ancak bilgi ve sevgi ile yoğrulduğu işlerin içersinde olgunlaşanlar iyinin ve güzelin çoğaltan etkisiyle yüklü bir enerjiyi temsil edebiliyorlar. Şimdi toplumsal öz eleştiri adına bir şeyi ifade ederek sözümü tamamlamak istiyorum… Keşke bizler seçim sisteminin başladığı yıllardan itibaren hep kendi içimizden yetişmiş, aynı dili konuştuğumuz, aynı frekanslarda buluştuğumuz yanına hemen oturuluverilen içimizden birilerini başkanlık makamına taşıma olgunluğu gösterebilseydik. Keşke…
Diliyorum bundan sonra camia olarak gösterdiğimiz bu güzel duruş bozulmasın…
Türkiye’den Bir Efsane Geçti Üstat KANAZAWA geleneksel Japon Karatesinin başyapıtı bir isim. O-Sensei Funokoshi ile başlayan Shotokan Karate tarihini neresinden cevirseniz hep bir yerlerde karşınıza çıkacak bir idol… Bu büyük usta geçtiğimiz Ağustos ayında ülkemize geldi ve 3 ayrı kentimiz de seminerler verdi. Bu seminerlerde Shotokan Karate DO ekolünün temel bedensel eylemlilikleri öne çıkartıldı ,keşke mümkün olsa üstat ülkemizde daha uzun bir süre kalabilse 6 ve 7. dan seviyelerindeki insanlarımıza Karate DO sanatının ancak uzun yıllarda ama sadece sanatın içersine nufzedebilenlerce biriktirilebilinen ezoterik yanlarını bizlere yaşatabilseydi... İnanıyorum ki böyle bir çalışma zamanın da Avrupa üzerinden ülkemize Anglo Sakson renkleriyle gelen ve bu yüzden de hep bir yanı eksik kalan geleneksel Karate anlayışımıza çok ciddi girdiler sağlardı… Bu büyük üstadın ülkemizi ziyaretinin alt yapısını hazırlayan Sensei Memduh ŞANLI ve TSKB nin kurucu başkanı Sensei Mikdat KAHRAMAN’a ve tabi ki bu etkinliği sahiplenip programına alan TKF yönetimine kocaman kocaman teşekkürler.
Bushido Life Çok acıdır ki ülkemiz insanı kültürel yayımlara soğuk Üzerinde büyük emekler verilen birçok yayım çok haksız bir şekilde yayımcılarının tozlu raflarında çürümeye terk ediliyor. Hele de Karate DO alanında dilimiz de yayımlanmış bir elin parmaklarını geçmeyen ciddi kitaplara olan ilgi neredeyse yok denecek kadar az. Bana göre bu kitapların yerine ulaşmasın da en temel görev Dojolarımızın ışığı Senseiler olmalı. Ama kabul etmeliyiz ki bizler hem okumuyoruz hem de yaşamlarına bizleri model alan insanlarımıza iyi örnek olmuyoruz Bir Japon’a altı kitap düşerken 6 Türk’e bir kitap düştüğünü tespit eden anketleri görmezden geliyoruz. Japonya’da çıkan en küçük gazete tirajlarının bile milyonlarla ifade edilmesinin nedenlerini ve bu olgunun getirilerini sorgulamıyoruz. Bu gerçekleri yazmak elbette hoşuma gitmiyor ama her şey kürsü değil bunu da birilerinin çıkıp söylemesi gerekiyor.
Sevgili Karate DO dostları bugünler de tamamen Japon mücadele sanatlarını işleyen bir derginin doğum sancıları yaşanıyor. Yayım tamamen Japon mücadele sanatları içerikli bir kültürel tabana oturuyor Ama içerisinde Türk mücadele sanatlarının yer aldığı sayfalar da var. Sözünü ettiğim dergi bugüne kadar ülkemizde yayımlanmış Çin ve Amerikan sinematografisinin ürettiği figürleri sermaye eden dergilerden farklı bir konsepte sahip ((BUSHIDO LIFE)) isimli bu yayım Ekim ayının ikinci haftasın da Türkçe ve Japonca sayfaları ile hem ülkemizde hem de Japonya da dağıtıma girecek.
Japon mücadele sanatlarının ana vatanı Japonya’ya Türkiye’den seslenecek bir yayım. İlk sayıda Kanazawa sensei ile yapılan röportajın çerçeve edilip dojolara asılacak derinlikte olduğunu şimdiden müjdelemek isterim Sanatın spirituel özellikleri hakkında ip uçları veren, insanın tüylerini diken diken eden bir röportaj bu… Ekinde bir de ücretsiz DVD bulunan bu dergiyi lütfen bu kez sorumluluk yüklenip yaşatma kararlılığı gösterelim… Okuyalım, okutalım abone sayısına katkı sağlayalım… www.bushidolife.net
Bu kültürel yayımı her türlü zorluğa rağmen hayata geçırme azminde olan uluyama Türk Japon kültür derneği başkanı Sensei Hakan KAPLAN’a çıktığı bu zorlu yolda başarılar diliyorum…
Sevgiyle kalın.
Hasan OKUŞ
Not: Kanazawa senseinin fotoğrafu www.uluyama.org sitesinden alınmıştır. |







.jpg)
Üstat KANAZAWA geleneksel Japon Karatesinin başyapıtı bir isim. O-Sensei Funokoshi ile başlayan Shotokan Karate tarihini neresinden cevirseniz hep bir yerlerde karşınıza çıkacak bir idol… Bu büyük usta geçtiğimiz Ağustos ayında ülkemize geldi ve 3 ayrı kentimiz de seminerler verdi. Bu seminerlerde Shotokan Karate DO ekolünün temel bedensel eylemlilikleri öne çıkartıldı ,keşke mümkün olsa üstat ülkemizde daha uzun bir süre kalabilse 6 ve 7. dan seviyelerindeki insanlarımıza Karate DO sanatının ancak uzun yıllarda ama sadece sanatın içersine nufzedebilenlerce biriktirilebilinen ezoterik yanlarını bizlere yaşatabilseydi... İnanıyorum ki böyle bir çalışma zamanın da Avrupa üzerinden ülkemize Anglo Sakson renkleriyle gelen ve bu yüzden de hep bir yanı eksik kalan geleneksel Karate anlayışımıza çok ciddi girdiler sağlardı…
Çok acıdır ki ülkemiz insanı kültürel yayımlara soğuk Üzerinde büyük emekler verilen birçok yayım çok haksız bir şekilde yayımcılarının tozlu raflarında çürümeye terk ediliyor. Hele de Karate DO alanında dilimiz de yayımlanmış bir elin parmaklarını geçmeyen ciddi kitaplara olan ilgi neredeyse yok denecek kadar az. Bana göre bu kitapların yerine ulaşmasın da en temel görev Dojolarımızın ışığı Senseiler olmalı. Ama kabul etmeliyiz ki bizler hem okumuyoruz hem de yaşamlarına bizleri model alan insanlarımıza iyi örnek olmuyoruz Bir Japon’a altı kitap düşerken 6 Türk’e bir kitap düştüğünü tespit eden anketleri görmezden geliyoruz.