Linklerden

Denizli Karate İl Temsilciliği 
Hakan ALPAY Sensei 
Türk Karate Forumları 
Türkiye Karate Federasyonu 
WSKF Türkiye 

Translate (Çeviri)

English French German Greek Italian

Sitede Ara

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_counterBugün264
mod_vvisit_counterDün361
mod_vvisit_counterToplam193037
Şu anda 12 konuk çevrimiçi


Geleneksel Karate ve Modern Karate İkilemi PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 6
ZayıfEn iyi 
Dz.Kur.Alb.Ramazan ÖZÜM tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Ocak 2010 09:56

Karatenin Okinawa’da gelişmeye başladığı dönemdeki çalışma yöntemi ile dünyaya yayılmaya başladığı dönemler, Türkiye’ye gelişi ve günümüze kadar olan süreçteki çalışma yöntemlerinin izlediği değişim şimdiye kadar pek çok kez irdelendi. 
Ancak, değerli senseilerimizin de hoş görüsüne sığınarak geleneksel yapıdan günümüze kadar sportif şekle dönüşen karatenin bu dönüşüm sürecini bir kez de farklı bir açıdan tartışmaya ne dersiniz?


Konuya öncelikle birkaç soruyla başlayalım;

Karateyi Okinawa’da ilk ortaya çıktığı ve yayıldığı dönemlerde çalışıldığı gibi çalışabilmemiz mümkün mü?

  • Pek çok karatecinin savunduğu bu çalışma şekli gerçekten bu gün de devam ettirilmeli mi? 

  • Bu çalışma şekli insan bünyesine ve anatomisine uygun mu? Yoksa o yıllarda olduğu gibi insan bedeninin sınırları gerçekten zorlanmalı mı? Günümüz insan bünyesi bu tarz bir antrenmana zamanla uyum sağlar mı? 

  • O zaman insanlarının el, kol, bacak ve ayakları güçlendirmek için her gün defalarca kullandığı sert zeminlere vuruş yöntemleri bu gün de kullanabilir mi? Günümüzde insan fizyolojisi benzer çalışmaları ne ölçüde kaldırır? 

  • O dönemin insan fizyolojisi günümüzdekine oranla daha mı güçlü idi? İnsan bünyesinde o günden bu güne bir evrimleşme mi oldu da bu çalışma tarzları geride bırakıldı?


Bütün bu sorular elbette cevaplandırılması gereken sorular. Bu sorular bilimsel temelde cevap bulduğunda zihinlerde bir şüphe kalmayacaktır.

Aslında insan bedeninin eski çağlara oranla kırılgan ve hassaslaştığı bilim çağında yaşıyoruz. Soluduğumuz hava o dönemlerin havası değil, içtiğimiz su, yediğimiz yemek, beslenme tarzımız o dönemlerden çok farklı… Teknoloji dünyamızı her yönüyle yaşanmaz hale getirdi. İnsanoğlu yoğun stres içinde günlük programını tamamlamaya çalışıyor. O artık eski yıllardaki gibi doğayla iç içe değil, ulaşım araçları hayatımızı kolaylaştırmışsa da trafik sıkışıklığı günlük stres istihkakımızı fazlasıyla karşılıyor. Hareketsizlik bir yandan bedenimizi hantallaştırırken şişmanlık, kolesterol vb etkilerle bize geri dönüyor. Evde ve iş yerinde günlük yaşamımızın artık ayrılmaz bir parçası haline gelen bilgisayarlar iskelet sistemimizi bozduğu gibi göz rahatsızlıklarına sebep olabiliyor. Sürekli bilgisayar karşısında oturmak hareketsizlik ve tembellik lüksü olarak kendini gösteriyor.


İnsan vücudu yaşayan bir organizma olarak fonksiyonunu  evrensel kurallara ve teorilere göre yerine getiriyor. Bedenin, ilk çağlardan günümüze büyük evrim geçirdiği bir gerçek. Bundan böyle fiziksel dayanıklılığımız ilk çağlara oranla daha dayanıksız. Bilgisayar çağının hüküm sürdüğü günümüzde insan bedeni daha hassas ve dayanıksız hale geldi, ofislere, kapalı ortamlara bağımlılık insan bedenini zayıflattı.

Geleneksel karatenin antrenman sürecindeki değişim insan yaşam şeklindeki değişimle bir bakıma paralellik taşıdığı söylenebilir. Günümüzde 7’den 77’ye pek çok öğrenci, serbest çalışan, çeşitli meslek ve kariyer sahibi insan karate ile iç içe. Bu insanlar ne 1800’lü yıllarda olduğu gibi her gün makiwara ile çalışabilir, ne full/ semi contact antrenmanlar yapabilir. Ayrıca ne hiçbir öğretmen Antenmanın ertesi günü yüzü gözü morarmış olarak öğrencilerinin karşısında ders vermeyi ister, ne hiç bir müdür personelinin karşısında kolu, bacağı incinmiş/kırılmış olarak çıkmayı arzu eder, ne de hiç bir iş adamı yoğun tempolu bir antrenmanda kalp krizi riski ile karşı karşıya kalmayı göze alır. İşte tüm oluşabilecek bu riskler karatenin eski yıllardaki gibi çalışılmasını sınırlıyor.

Hepimiz karatenin Türkiye’ye ilk girdiği yıllarda yapılan antrenman tarzını, antrenman süresince bir yudum su içilmesine izin verilmeyen, derin daçhi’lerin dizlere işkence yaptığı, kısa fasılalarla dinlenmeye bile müsaade edilmeyen o yoğun tempolu çalışmaları hasretle anıyor olabiliriz. Ama ne yazık ki gelinen nokta; ne bir zamanların makiwaralı antrenmanları yapmaya müsait, ne de yüksek tempolu ve derin dachi’lerle vücudu yıpratan tekniklerin uygulanmasına uygun. İçinde yaşadığımız dönem ne Azato’ların ne de onun üstadlarının yaşadığı dönemlere benziyor. Günümüzde hiçbir karateka ne o zamanki karate üstatlarının çalıştığı gibi her gün saatlerce karate çalışabilir, ne de vücudunu, el ve ayaklarını darbeye dayanıklı hale getirebilir. Hepimiz günümüz koşullarında bir koşuşturmaca içinde yaşam hızına ayak uydurmaya çalışıyoruz. Çalışanlar, iş ortamının yoğun temposu içinde hırpalanırken, öğrenciler okul-dersane-ev üçgeninde debelenip duruyorlar.

Günümüzde alınan ve verilen kalorinin sıkı gözlemlerle dengede tutulduğu, kalp atışı, nabız, tansiyon, kolestrol vb. değerlerin antrenman sürecinde sistemli olarak kontrol edildiği, sağlıklı bir bünye için oturduğumuz koltuğun, sandalyenin, giydiğimiz ayakkabının ne kadar ergonomik olduğuna dikkat ettiğimiz, yediğimiz yemeğin hammaddelerinin doğal mı, yoksa yapay yollarla mı yetiştirildiğini sürekli sorguladığımız süreçte eski sistem antrenmanları ne derece benimser yada benimsetebiliriz.?

Bununla beraber, kaç aile eski sistem karatenin çalışıldığı bir dojoya çocuğunu gönderir. Kaç yetişkin böyle bir çalışmaya katılır, katılsa bile uzun süre devam eder? İnsanlar artık yaptıkları her şeyi sorgular hale geldi. İnsanlar bilimsel ve sağlıklı olmayan hiçbir spor dalına rağbet etmiyor, bedenini zorlamak istemiyor.

Karate do antrenmanları da artık bilimsel temeller üzerine oturtulmuş durumda. Artık antrenörler de spor bilimi, pedagoji eğitimi, sağlık ve ilk yardım eğitimleri alarak yetişiyorlar ve bu eğitimler periyodik olarak her yıl bir program dahilinde seminerler ile tekrarlanıyor.

Diğer yandan, vaktin çok değerli olduğu, kısır bir döngü içinde zamanla yarıştığımız, çoğumuzun haftanın üç gününü antrenman yapmayı bir lüks olarak kabul ettiği günümüzde eski sistem karateyi çalışmak ve bedeni ona göre şekillendirmek ve eğitmek de zor. Üstelik ulaştığımız seviyeyi sürekli korumak da imkansız. 1800’lü yılların karatesini çalışmak için belki de her işimizi bırakıp günde en az 4-5 saatimizi buna ayırmamız gerekir ki bu da mümkün değil. İnsan bedeninin böyle bir çalışmaya adapte edilmesi gayretleri bile artık sosyo-kültürel ortamımızda yadırganır hale geldi.

Yaşam sürecimizde dikkat etmemiz gereken esas nokta şudur; sağlıklı beslenmek, sağlıklı spor yapmak, bedeni ve ruhu dinç tutmak ve Karate Do’yu bir yaşam biçimi olarak görmektir. Fazlası gayret israfıdır.

Saygı ve sevgilerimle,

 

Ramazan ÖZÜM      

Karateka

 

 

Yorumlar 

 
#2 Yavuz Okur 2010-03-25 16:18 Karateka olarak söylediklerine katılmak mümkün değil internet ortamında bu gibi konuları tartışmak zor.Kişilerin Karate-Do çalışmalarındak i amacı bilmek lazım.Amaç şimdiki sistemdeki gibi müsabık yetiştirmek mi?Yoksa döğüşçü yetiştirmekmi?Eğer birinci soruya muhatap olunuyorsa Karate yapmaya gerek yok; herhangi bir spor dalını (jimnastik,bale gibi) seçebilirsin. Bu yazdıkların hakkında sizinle karşılıklı konuşmak daha uygun olur. OSS Alıntı
 
 
#1 Savaş ALTIN 2010-01-29 14:45 Aslında Sayın Ramazan ÖZÜM, çok geniş bir platforma yayılabilecek bir tartışma konusuna güzel bir noktadan yaklaşmış…
Günümüz dünyasında ve sosyal ortamında traditional karate yapmanın elbette imkansız değil ama zor olduğunu kabul edenler arasında görüyorum kendimi. Üstelik bu kadar meşakatli ve uzun zaman alacak antrenman programlarına modern çağımızın insanının kendisini uyarlayabileceğ inide pek düşünmüyorum. Tüm bunlara rağmen geçmişte bu çalışmaların yapıldığı göz önünde tutulursa yeniden yapılabilmeside mümkün gibi gözüküyor…
Ancak önemli olan soru şu;
"hangi birimiz bu yolu tercih ederdi acaba..!?"
Sayın Ramazan ÖZÜM'e yazısı için teşekkür ederim.
Alıntı
 

Yorum ekle

Yazılara ekleyeceğiniz yorumlar site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra uygunsa yayınlanacaktır.


Güvenlik kodu
Yenile