Karate Kritik 1

istatistik-nu-1024x819Sitemizin kuruluş amaç ve felsefesini belirlerken asla güncele bağlı kalmamayı, daha çok spor bilimi üzerine yayınlanmış bilgi ve belgeleri Türk Karatesiyle buluşturmayı hedeflemiştik. 15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizin tüm kurumlarını ve demokrasisine kasteden dış kaynaklı bir kalkışma yaşanacağını ve bizimde demokrasimize karşı yapılmış bu kalkışmaya bu köşeden bir kınama yazısı yayımlayacağımız hiç ama hiç aklımıza gelmemişti. Ne mutlu bizlere Ülke olarak bu hain pusuyu şehitler ve gaziler vermek pahasına tek vücut olduk ve bozduk. Bütün siyasi partilerimizle, meslek kuruluşlarımız, sanatçılarımız, sporcularımız, askerimiz, polisimizle el ele demokrasiye karşı ortak bir payda da buluşmayı ‘’SÖZ KONUSU OLAN VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR’’ demeyi başardık.

Ülke olarak gördük ki BİZ BİRLİKTE GÜZELİZ, BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ. BİRLİKTE İNADINA ÇANAKKALE RUHUYLA DOLUYUZ. DAHA NİTELİKLİ BİR DEMOKRASİ VE DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE ADINA İNADINA NÖBETTEYİZ.

Şehitlerimizin kabirleri nur mekanları cennet olsun. Gazilerimize Allahtan acil şifalar diliyoruz.

KARATE KRİTİK

istatistik-34-1024x640Değerli okuyucu 2016‘nın başlarında kurulan sitemiz ‘’biz kimiz http://www.olympickarate2020.com/biz-kimiz’’ bölümümüzde açıklamaya çalıştığımız kuruluş amaç ve ilkelerimize bağlılıkla yayın hayatına güçlenerek devam ediyor. Okumakta olduğunuz bu makale KARATE KRİTİK bölümümüzün ilk yazısı olucak. Bundan sonra bu köşede farklı üst başlıklardan oluşan Türk ve Dünya Karatesiyle ilgili değişik makalelerimizi bulacaksınız. Umarım Karate Kritik sayfalarımızda da sizlerin ilgisini çeken, Türk Karatesi için geliştirici görüş ve önerilerimiz yer alır.

İÇERİK RAPORU

Türk Karate antrenörlerine görsel ve yazılı anlamda kolay ulaşılır bir bilgi bankası oluşturmayı temel alan sitemizde yayımlanan her bilgi ve belgeyi o emeği üretenin adıyla paylaşıma sunmaya özen gösterdik. Bugün için aldığımız akademik desteklerle birlikte yaklaşık on bin sayfaya doğru ilerleyen tez, makale, röportaj vs yazılı datamız oluştu. Bu yazılı dataların yılsonu itibarıyla yirmi bin sayfayı bulacağını düşünüyoruz. Türk Karatesinde bilimin öneminin anlaşılması ve bu farkındalığı yaygınlaşarak artmasına az da olsa katkı sağlayabilirsek kendimizi mutlu sayacağız.

Sitemizde yer alan Görsel (video) data bankımız henüz yaklaşık 2 saati bulan içerikle sınırlı. Ancak bu konuda önemli destekler oluşmaya başladığını ve bu bölümümüzün kısa zamanda giderek daha etkin hale geleceğini söyleyebilirim.

Slayt standımız aynı şekilde giderek güçleniyor.

Röpörtaj serimiz Almanya, Fransa ve İngiltere’den sonra Japonya , İspanya, Amerika,İtalya, İsrail ve daha bir çok ülke antrenörleriyle devam edecek. Sadece dış ülkeler mi? Ülke içinden de herkesin ilgisini çekecek isimlerle ufuk açıcı, yol gösterici söyleşilerimiz olucak.

DAVRANIŞ BİLİMLERİ

istatistik-s-298x300Ben her zaman Türk Karatesinin sağlıklı gelişiminin biz antrenörlerin sorunlara çözüm önerileri geliştirebilmesiyle doğru orantılı olduğuna inandım. Bu anlayışla TKF Eğitim kurulunda görev yaptığım 3 yıl boyunca sürekli ve öncelikli teklifim Türk Karatesinin üniversitelerden bir çok disiplinden destek alması üzerine oldu. Birinci ve olmazsa olmaz önceliğim ise kendi içersinde farklı disiplinel yapıların köprüler oluşturmasından meydana gelen ‘’ DAVRANIŞ BİLİMLERİ’’ konusunun mutlaka ders olarak görülmesiydi. Doğrusu birkaç ilde ‘’ergen Psikolojisi’’ gibi başarılı seminerler de verildi ama maalesef bu konuda bir program sistematiği oluşturulamadı. Oysa İnsan ve toplum hayatının her evresiyle ilgilenen bu sosyal bilim dalı hemen her yaştan sporcu ve onların ebeveynleriyle ilgilenen antrenörlerimiz için ne kadar tamamlayıcı olucaktı. Antrenörlerimiz İnsan davranışlarının temel kaynaklarını öğrenirken sporcu davranışlarının nedenlerini daha iyi kavrama ve ortaya çıkan sorunlara daha kalıcı ve daha kolay kabul gören çözümler üretme imkanı bulacaktılar. Böylelikle hepimiz bir taraftan insan olarak kendimizi, diğer taraftan da çevremizde ilişki içerisinde bulunduğumuz başka kişileri daha iyi tanıma fırsatı bulabilecektik. Birbirimizle olan ilişkilerimizi daha makul hale getirebilecektik. Meslek ahlakı, sporcu ahlakı, antrenör ahlakı, hakem ve yönetici ahlakı ve sorumluluğu bu vesile daha çok konuşulma ve uygulamaya konulma fırsatı bulabilecekti. Bunu önce AHLAK diyemeyen toplumların sağlıklı gelişme şansının hiç olmadığını bilerek öne sürmüştük. Yine de inşallah olur diyorum. Önümüzde ki dönemler de bu dersin TKF’nin tüm katlarında görev yapan herkes için bir sertfikasyon programı olmasını diliyorum. Karatenin olimpik bir spor bıranşı olarak tescillendiği şu süreçte Türk Karatesinin belki de en çok ihtiyaç duyduğu bu alana gereken önemin verilmesi en büyük arzum.

BİR YAŞAM YOLCULUĞU OLARAK KARATE

ruyada-karanlk-yol-gormek-300x200Karate özü itibarıyla sadece fiziksel bir eylemliliğin adı değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve felsefi bir yaşam yolculuğunun adıdır. Bu yaşam yolunda yürümeyi herkes beceremez. Bu yolun bir yaşam yolu olabilmesi için üzerinde yürüyen insanın., dürüst , güvenilir, ülkesine ,ailesine, büyüklerine, içersinde yaşadığı topluma karşı hamiyet sahibi olması gerekir. Hakkın-hakkaniyetin anlam ve sorumluğunu yaşıyan ve yaşatan bir kişilik geliştirmiş olması gerekir. Biz bunu büyüklerimizden böyle öğrendik, yaklaşık 45 yıldır bu yolda böyle yürüyor, böyle yaşıyor ve etrafımıza da bu yaşam biçimini böyle sevdirmeye çalışıyoruz. Türk Karatesinin gelecek nesillere sadece teknik değil ahlak bütünlüğü ile anlatılması aktarılmasına hassasiyet gösteriyoruz.

Ne mutlu yola çıkıp yolda kalabilene.

SEVİYE TESPİT SINAVI

ahlak-felsefesi-etik-300x225-300x225Bu krıtiği yayımlamak için RİO ‘da yapılan CIO toplantısının sonuçlarını, Karate nin olimpik bir spor bıranşı olarak tescil edilmesi ve ilanını bekledim. Çok şükür Dünya Karatesinin on yıllardır beklediği karar açıklandı ve Karate 2020 Tokyo olimpiyatların da hak ettiği yerini aldı. Şimdi soru Türk Karatesinin olimpiyatlarda yeri ne olucak..? Hiç kuşkusuz bunu bizim alıcağımız ve uygulama da tutacağımız kararlar belirleyecek! Ancak ben burada konuyla çok ilgili olan bir kaç söz etmek istiyorum.

Yaklaşık 45 yıldır bu camianın içersindeyim, antrenörlüğün yanı sıra 25 yıldır kitap ve makaleler üreterek Türk Karatesinin teknik ve entelektüel alanda alt yapısının güçlenmesine katkı sağlamaya çabalıyorum. Türk Karatesinin geçmişiyle geleceği arasında köprüler kurulmasına fırsat veren röpörtajlar hazırlıyor ve sosyal medyada paylaşıyorum. Bu söyleşiler de her zaman olay ve durumları gerçekten yaşamış, gözlem gücü yüksek, geçmişi bilen, geleceği kurgulamakta deneyim sahibi insanlar olmasına özen gösteriyorum. Bu söyleşilerin Türk Karatesine önemli yararlılıklar sağladığını da aldığımız tepkilerden biliyorum..

‘’ Benim verdiğim ilk ve tek röpörtaj ise Oğuzhan GENÇ’in hazırlayıp

http://www.turkkarate.com/sensei-hasan-okus-roportaji/ ve

http://www.olympickarate2020.com/turkkarate-comhasan-okus-roportaj.html

sitelerinde yayınlanan (üstteki linklerden okunabilir) söyleşidir. ‘’

Hazırladığım ve yayınladığım son söyleşim ise Türk Karatesinde son yıllarda endişe ile izlediğim hastalıklı bir çok şeyin açığa çıkmasına vesile oldu. Dürüstlüğüne, açık sözlülüğüne ve Karate geçmişine her zaman saygı duyduğum değerli sensei, kıymetli arkadaşım Sait UÇAN’la yaptığımız bu söyleşi

http://www.olympickarate2020.com/s-sait-ucaningiltere-roportaj-2.html

Sensei Sait UÇAN Röportajı -2

sitelerinde yayınlandı. . Söyleşimizin objektif ve samimi tespitler içerdiğini ifade eden bir çok tebrik mesajları aldık. İlgi duyanlar bu söyleşinin ana merkezine oturtulan 16, 18, 19, 20, 21, 22, 23 nolu soru ve cevaplarını bir kez daha okuyup değerlendirebilirler. ( söyleşimiz yayınlandığı sitenin sadece birinde 15.000 okuyucuya ulaşılmış ! )

Şimdi burada söyleşinin bu bölümünde yer alan bazı önemli ön görü ve tespitlerin kısaca ve mealen altını çizmek istiyorum.,

  • 1966 YILINDAN 2006-2008 Lİ YILLARA KADAR DÜNYA KARATE SIRALAMASINDA İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE YERLERİNİ KORUYAN AVRUPA ÜLKE FEDERASYONLARININ SON 8-10 YIL İÇİNDE BÜTÇELERİNİ ADETA SIFIRLADIKLARI, MİLLİ TAKIMLAR DÜZEYİNDE KAMP YAPMA GELENEKLERİNİ TERKETTİKLERİ, SPORCULARININ KLÜP ANTRENMANLARIYLA VE DAHA ÇOK KENDİ İMKANLARIYLA VE ADETA TEMSİLİ MİLLİ TAKIMLAR DÜZEYİNDE AVRUPA VE DÜNYA ŞAMPİYONALARINA KATILIM GÖSTERDİKLERİ BİZİM DE BU TAKIMLARLA MÜCADELE ETTİĞİMİZ TESPİTİ (YANLIŞ MI?)
  • RİO’DA OLİMPİYAT VİZESİNİN RESMİYET KAZANMASIYLA BİRLİKTE BU ÜLKELERİN ESKİ GÜNLERDE OLDUĞU GİBİ YÜKSEK BÜTÇELİ VE ESKİ GÜCÜNE KAVUŞMUŞ MİLLİ FEDERASYON TAKIMLARI OLARAK, ÇOK DAHA YÜKSEK DONANIMLAR YÜKLENEREK KARŞIMIZA ÇIKACAKLARI. TABİRİ CAİZSE MADALYALARIN ASLANIN AĞZINDA OLACAĞI. TÜRKİYE KARATE FEDERASYONUNUN BUNUNLA İLGİLİ ACİLEN VE KALICI TEDBİRLER GELİŞTİRMESİ ÜZERİNE YAPILAN TESPİTLER (YANLIŞ MI ? )
  • AYNI ŞEKİLDE KARATENİN OLİMPİYAT TESCİLİ ALDIĞI GÜN ÇİN’İN, RUSYA’NIN VE AMERİKANIN DEVASA BÜTÇE VE SPOR BİLİMİ BİRİKİMLERİYLE KARATE MİLLİ TAKIMLARINI SAHAYA SÜRECEKLERİ VE BU NEDENLE YENİ BİR ORGANİZE MODEL GELİŞTİRİLMESİ YÖNÜNDEKİ TESPİTLER (YANLIŞ MI?)
  • ÜLKEMİZDE YAPILAN AVRUPA KARATE ŞAMPİYONASINDA ELDE EDİLEN 7 FİNALİN KAÇINI ALTINI ÇEVİREBİLDİK? BİR YIL SONRA (2016) FRANSA DA YAPILAN AVRUPA ŞAMPİYONASINDA ELDE EDİLEN 9 FİNALİN KAÇINI ALTINA ÇEVİREBİLDİK? ( SPORCU LARIMIZIN BAŞARISIZLIĞINDAN DEĞİL –HAKEMLERE NEDEN TAKILIYORUZ!!!?) BUNUN NEDENLERİNİN KONUŞULABİLİNMESİ-MÜNAZARA CESARETİNİN GÖSTERİLMESİ FEDERASYONUMUZU GÜÇLENDİRMEZ MİY Dİ? (BU TESPİT YANLIŞ MI)
  • İLERİ DEMOKRASİ VE KURALLI YAŞAMA GELENEĞİNİ GELİŞTİRMİŞ ÜLKELERDE AYNI AİLEDEN AYNI SOY İSMİ TAŞIYAN İKİ KİŞİ AYNI KURUMDA ÇALIŞTIRILMAZ. ÇÜNKİ AMİRİ İLE AYNI SOY İSMİ TAŞIYAN KİŞİ BİR SÜRE SONRA BUNU İSTİSMAR ETMEYE, SORUMLULUK ALANINI AŞAN YETKİ TAŞIMLARI GELİŞTİRMEYE MEYLEDER TESPİTİ ? ( YANLIŞ MI? ) BUNUN ÖRNEKLERİNİ FEDERASYONUMUZDA TÜM AĞARLIĞIYLA YAŞAMADIK MI-YAŞAMIYORMUYUZ? Vs.

Evet bugün Dünya Karate kamuoyunun olimpiyat özlemi karşılığını buldu. Doğrusu bizlerde Türk Karatesi olarak bu beklentinin gerçekleşmesi için çok arzuluyduk. Şimdi beklentisi gerçek oldu. Ama bununla birlikte olimpiyat kulvarında olmanın kuralları stili, tarzı da artık farklılaştı , eski alışkanlık ve rahatlıkların dönemi kapandı ve ne üzücü ki biz bunu konuşamadık.

En basit haliyle sevgili Sait sensei’nin yukarıda özetle ve mealen altını çizmeye çalıştığım objektif ön görü ve tespitlerine bile tahammül edilemedi. Bu tespitler Türk Karatesinin geleceğinin planlanmasında , gözden kaçan eksik yanların onarılmasında, yeni ve uygulanabilir bilgi politikalarına işlerlik kazandırılmasında yol açıcı bir görev üstlenmezmiy di?

Üstlenirdi elbette, üstlenir di ancak ÇIKARLARINI TÜRK KARATESİNDEN DAHA ÖNEMLİ BULAN ÇEVRELERİN LİNÇ KAMPANYASI İLE DEĞERSİZLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILDI.

Hepimiz biliyoruz ki herkesin birbirine benzediği bir toplumda yeni ve geliştirici adımlar atılamaz. Sait Senseinin farklı bir bakış açısı ile ortaya koyduğu bilgi ve öngörülerden yararlanılması, cesaretle değerlendirmesi gerekmezmiy di?

Keşke bugün Türk Karatesini temsil ettiğini ve önde durduğunu söyleyenler paniğe kapılmadan abdestsiz namaz kılınmaz cümlesinden abdestsiz sözcüğünün atılması gibi ‘’ biz dünya sıralamasında birinci sıradayız’’ eyyamcılığına düşmeden, yukarıda mealen aktarmayı denediğim görüşleri dikkatle okuyabilseydiler.

Keşke kişisel çıkarlarını ilkelliğe düşmeden hadi bir panel düzenleyelim siz de oraya hazırladığınız projeksiyonlarınızla gelin, başarısız olduğumuz alanları tartışalım, Türk Karatesinin dününü, bugününü ve geleceğini münazara edelim olgunluğu ve medeni duruşunu öne çıkartabilseydiler.

Olmadı… Hayat maalesef seviye tespit sınavları ile dolu. Birileri bu medeni duruş ve öngörülülüğü beceremedi. Kişisel kaygı ve paniklerle MÜBAREK RAMAZAN GÜNÜ ARAFA DÜŞTÜLER. Açıktan ve Sahte face hesapları ile gerçekleştirdikleri gayri ahlaki saldırganlıklar tam bir mobbing uygulamasıydı.

Peki böyle yaptılar da ne oldu? Bu kötü ve sorumsuz davranışları sergileyenler sadece gerçek olanı, yani karanlık iç dünyalarını ve yetersizliklerinin anlaşılmasına fırsat sağlamış oldular.

Diyorum ki İstediğiniz kadar sahte face sayfaları kurarak mobbing uygulamaları yapın istediğiniz kadar tırt efeler ve tetikçiler kullanarak tehditler savurun bizi süreçten düşüremezsiniz.,,. Siz unuttunuzsa biz biliyoruz Türkiye Karate Federasyonu bir KAMU KURUMU’dur, Türkiye Karate Federasyonu adına kullanılan kaynaklar KAMU KAYNAKLARIDIR… Türk Karatesinin taşında toprağında ve Türk Karatesinin kurumsallaşmasında edepsizce saldırdığınız bizlerin emekleri, ayak izleri var. Bizler bakkal,manav değiliz bu camianın asli üyeleriyiz, elbette fikirlerimiz olucak, elbette önerilerimiz olucak. Bunları biz konuşmayacağız, biz dikkate getirmeyeceğiz kabzımallar derneği mi konuşacak? 40 sene önce buradaydık Allahın bize verdiği ömür kadar yine burada olacağız. Sizler sadece ve sadece alkış istiyorsunuz. Alkışçılarınız da merdiven altında farklı konuşanlardan ibaret..! Alkışlamadık ama küfretmedikte-küfretmiyoruz da. Çünkü küfürün haksızlığın, yetersizliğin işareti olduğunu biliyoruz. Sizler yoldan düştünüz bizler bundan sonra da aynı edep ve adapla yolda kalmaya-yolda olmaya devam edeceğiz. Türk Karatesi için verdiğimiz emek ve çalışma azmimizi canlı tutacağız.

İnsan inandığı şeyi yaptığı zaman gücünü daha çok hissediyor, o zaman nezaket ve çalışma azmini daha çok koruyabiliyor. Şurası çok açık ki sizler çıkarlarınız bittiğinde arkanızı dönüp gideceksiniz , biz yine onurumuzla, erdemli duruşumuzla bu yolda olacağız. Bizim inancımız TÜRKİYE. Bizim inancımız üzerinde çok emek verdiğimiz TÜRKİYE KARATE FEDERASYONU. Hiç kimse hiçbir şeyi çarpıtmayı denemesin, güneş balçıkla sıvanmaz. Karanlık ruhları açığa çıkartan ve arkasına saklanılarak küfür zemini olarak kullanılan o face linklerine gelince. Onlar tıpkı parmak izi gibidir, sadece bir gün herkes sustuğunda hukuk konuşsun diye linkleri kayda alınır o kadar.

GELECEK

istatistik-mb-300x188Gelecek öyle ya da böyle biz istesekte gelecek, istemesekte gelecek. Burada aslolan onun nasıl geleceği. Hepimiz biliyoruz ki günümüz dünyasının eğitimli toplumları geleceklerini tahmin etmekten çok kendi elleriyle yaratan toplumlardır.. Onun için hiç kuşkusuz gelecek bugün yaptığımız seçim ve tercihlerimizin eseri olarak karşımıza çıkacaktır. Bizler Türk Karate toplumu olarak kendi geleceğimizi şekillendirmek adına bugünümüzü iyi değerlendiremez, bu alanda planlamalar, stratejiler ve hamleler geliştiremezsek ülke kaynaklarıyla birlikte geleceğimizi de kaybedeceğimizi açık yüreklilikle bilmek durumundayız. Bunun için Ülkemize ve yaşadığımız topluma karşı sorunlu değil sorumlu davranışlar geliştirme ahlakıyla haraket etmek zorundayız. Korkularımızı, şahsi çıkarlarımızı bir kenara bırakarak ülke ve temsil ettiğimiz toplum adına eleştirel aklın yolunu cesaretle açmak zorundayız. Dünya Karatesinin paradigmaları değişirken bu değişimi doğru okumak zorundayız.

Son söz olarak değerli Sait Sensei’ye ‘’ BANA NE’’ demeden, açık gönüllülükle Türk Karatesi adına geliştirdiği ve samimiyetle paylaştığı tespit ve öngörüleri için teşekkür ediyorum. Uğradığı o utanç verici saldırılar için de sorumluluk alıyor kendisinden özür diliyorum. Her şey daha donanımlı bir Türk Karatesi için.

Oss

Hasan OKUŞ

Bir Cevap Yazın