Karate’de Meditasyon (MOKUSO)

2005 Yılında TürkKarate.com forum ortamın da  “Geleneksel Karate mi?” yoksa “Spor Karate mi?” sorusuna cevap arayan bir dosya açılmıştı.! E.KURT, O.GENÇ, B.ARIKAN ve HENRY sensei ile sempai A.VAHAPLAR o dosya da birbirinden değerli fikir sunumlarında bulunmuşlar, bir sekil de Karate-Do kültürünü kavrayış ve yaşayış biçimimizi yeniden gözden geçirip değerlendirmemize olanak sağlamıştılar. 

Bu yararlı münazaraya o gün için ben de kendi karate –DO bilgilerim olcusun de katkı sağlarken kanaatlerimi su mahal de özetlemeyi denemiştim.

Geleneksel Karate mi…?
Spor Karate mi..?

Yakın tarihimiz de tarafları uluslararası spor mahkemelerine kadar götürmeyi başarmış zorlu bir denklem bu..!  Ama bugün bura da bu sanal dosya da illa da kişisel bir tercih yapmamız söz konusu olacaksa ben  hem  “O” hem de “BU” diyorum..!

O çünkü., dünya insanlarını dili, dini, ırkı, rengi, ideolojisi, milliyeti ne olursa olsun hiç bir inanç ve kültürel ayrıma tabi tutmadan, dostça ve barışçıl bir zeminde bir araya getirebilen OLİMPİZM RUHU ve HEDEFİ nedeniyle SPOR KARATE.

Bu çünkü, insanoğlunun yer küre de var olduğu bin yıllar boyunca kendi kültürün de biriktire biriktire sistemleştirdiği , çok  özgün ve çok özel içeriğiyle  GELENEKSEL KARATE.

Yani bu iş bir “DOZ” işi..!

Yani bu iki olgunun birini diğerine tercih etmek mümkün değil, bunlar birbirinin tamamlayıcısı.

Evet gecen yıl o dosya da ortaya koyduğum kanaatlerim bu temel görüşleri içeriyordu, buğun de aynen” SPOR KARATE” ve “GELENEKSEL KARATE”  nin birbirine muhtaç olduklarını, kuvvetle savunuyorum.

( Tabi bura da geleneksel anlayışın evrensel bütünlüğü bir kenara iterek Japon kültürünü  dünya insanlarına illa da olduğu gibi sunma direnci içersinde olma muhafazakarlığına bir şerh koyarak..!)

Kabul etmeliyiz ki bu olgular birbirine yabancılaşmadığı ölçü de, dünya insanlarını daha çok kucaklayan evrensel bir enerji üretebileceklerdir..!

Bu anlayışa  rağmen “Geleneksel Karate” ve “Spor Karate” diye bir yol ayrımına gelir birini diğerine tercih etmek zayıflığını gösterirsek sadece bütünü oluşturan parçaların bir bir yitip gitmesine zemin yaratmış oluruz diye düşünüyorum..!   Bu bakımdan  bütünüyle büyük insanlığın ortak mirası olan  bu kültürel yapının korunması, yararlı ve cağımıza uyan etkinliklerin yasayıp yaşatılması sanatın içersinde asama kaydetmiş bizlerin ortak sorumluluğu olmalıdır diyorum..!

Simdi bura da o sorumluluktan güç alarak,  ülkemiz de çok yaygın bir sekil de dojo pratiği dışına itilen hatta büyük ölçüde unutulmaya yüz tutan “MOKUSO” (KARATE MEDİTASYONU) ‘nun sanat ve insene acısından önemi ile  uygulamalarına dikkat çekmek istiyorum!

MOKUSO
Dojolarımız bizlerin bedensel, zihinsel ve ruhsal yönlerden kendimizi gözden geçirdiğimiz, yasamın bulanıklıklarından arındığımız, çok özel mekanlardır.

Bir Karate Ka  dojo’sunu asla salt bedensel egzersizlerin  gerçekleştiği bir  alan olarak kabul etmez.

Bir Karate Ka için dojo salt doğuş tekniklerinin, savaşçı mücadele hareketlerinin çalışıldığı bir alan da değildir.

Orada yapılan çalışmalar da yöntem olarak mücadele bir rakibe karsı olmaktan önce kişinin kendi egosuyla yüz yüze olması ve,onunla savaşmasını içerir..!

İnsan zihni ve egosu tıpkı yaramaz bir maymun gibi,   sürekli yer değiştirir ve sürekli bir üst istekler oluşturarak içte ve dışta kişiyi çevresiyle rekabetçi bir gerilime iter.

İş, okul, trafik, aile yasamı, kariyer , gelecek kaygısı vs. vs.   Bunlar modern yasamın getirip önümüze bıraktığı adına STRES denilen menüsüdür.   Bu menü’yu oluşturan baş aktör ise  “EGO” muz..!

Bizler kaçınılmaz olarak kent yaşamının rekabetçi koşuşturmalarına koçluk yapan EGOMUZUN bize yüklediği böyle negatif bir motivasyonla  hayata tutunmaya çalışırız.  Bu tarz bir yasamın sert akıntılarla ile gecen bir günün bitiminde  yüklenmiş olduğumuz o bulanık zihin ve stresle de  dojolarımıza Karate çalışmaya geliriz. Tabi Dojomuza ulaştığımız da günden geriye kalan  negatif elektrik bizi  her an  patlamaya  hazır ayarı bozuk  bir bomba haline dönüştürmüştür.  Bura da EGOMUZ’ un koçluğun da yüklendiğimiz stres bize etrafımız da ne varsa her şeyi önüne gedmek zorunda olduğumuz rakibimiz olarak işaret etmektedir. Ne kadar saklamaya çalışsak ta içersin de olduğumuz ruh hali biraz sonra tatemi de yapacağımız kumite çalışmasında bize eşlik edecek tüm Karate-Ka’ ları acımasız rakiplerimiz olarak algılamamıza neden olmaktadır.

Yani bir önce ki DOJO pratiğin de yasadığımız  “HAYATI ve KENDİNİ KONTROL” prensibi şimdi içerisinde olunan bulanık zihin ve yüksek agresyon nedeniyle silinmiştir..!!!

Evet iste böyle bir ruh haliyle  geldiğimiz Dojomuz da ilk is olarak “TEMİZLİĞİ” , “SAFLIĞI”  ve “YENİDEN DOĞUŞU” sembolize eden  Karate Gi’ lerimizi giyeriz.

Tatemi ye attığımız ilk adim günlük yasamın bitmek bilmez rekabetçi koşuşturmalarının patronu olan EGOMUZU YATIŞTIRIP  KONTROL altına alma isteğimizin göstergesidir.

Birazdan Dojoda Sensei,Sempai ve  Desi’ lerden oluşan Karate Ka’ lar kuşak sıralamasına göre yerini almıştır.  Tüm gurup  büyük selamlaşma “Za Rei” ve  “MOKUSO “  Karate Meditasyonu için tekniğine uygun olarak dizler üzerine oturur.  Sempai’nin “MOKUSO komutuyla  dojo da herkesin kendi içine, kendi derinlerine çekildiği sessiz bir meditativ surece geçilir.

Bura da yaşanan meditativ (MOKUSO) süreçte  amaç  gün içersinde yüklendiğimiz negatif tortulardan arınmak, suçluluk duyguları, daha iyi olma kaygıları, yasamın öncesi ve sonrasını ilgilendiren panik halleri ve yarınla ilgili tasalarımızı silmekle ilgilidir..

Sempai’ nin MOKUSO YAME komutu duyulduğun da meditativ süreç tamamlanmıştır.  Karate Ka için  artık sadece O AN ve Karate DO FARKINDALIĞI vardır.

Doğru uygulanan bir meditativ süreçte EGO bastırılmış, sevgi ve paylaşma isteği yüceltilmiştir.

Şimdi tatemi nin üzerinde  pozitif enerji ile  yüklü insanların varlığı söz konusudur..!

Değerli okuyucu takdir edersiniz ki bu makalenin amacı  Karate DO sanatının unutulmaya yüz tutan bir olmazsa olmazına dikkat çekmekle sınırlıdır.  Karate Meditasyonu  uygulama yöntem ve pratikleriyle ilgili teknik bilgiler ise belki bir başka yazımın konusu olabilir. Simdi bu metin en azından konuya ilgi duyanları araştırmaya ve pratiğin içersinde olmaya özendirirse amacına ulaşmış sayılacaktır.

OSS
Shotokan Karate 6. Dan
BULUT BABA

Bir Cevap Yazın