Sensei ve Desi

SENSEİ: Japonların günlük yaşamları içerisinde üstat, doktor, öğretmen, profesör gibi unvanları olan insanlara karsı kullandıkları bir sözcüktür.  Bu sözcük Judo, Karate-DO, Kendo gibi Japon mücadele sanatları içerisin de bir yolun göstericisi, bir öğretici, koyucu, DO’ yu yaşayan, yaşatan kişi olarak yorumlanır.  Yani SENSEİ sözcüğü Japon insanin günlük yaşamında sadece bir saygınlık ifadesidir, ancak bu ifade “SENSEİ’ lik mücadele sanatları söz konusu olduğun da derin bir felsefi kavram haline dönüşür.

KLASIK DONEM   (17.yy. ve 1957 arası..!)
Karate büyük  insanlığın milyonlarca yıl süren yasam serüvenin de insanoğlunun kültürünü geliştirme ve biriktirme becerisiyle  şekillenmeye başlamış ve sonuç olarak Okinawa adasın da bugün bilinen formasyonun alt yapısına kavuşmuş duruma göre bir “SANAT”, duruma göre bir “ZANAAT”‘tir..!

Olgunun sanat kısmında ki gelişim  tarihsel ve sosyo kültürel açıdan incelendiğin de bana göre bu süreç 17.yy’in ilk yarısı Okinawasin dan ,  1957 Japonya’sını ifade eder..!
Şahsen bir  araştırmacı olarak  bu sureci KLASIK DONEM olarak adlandırmayı uygun buluyorum.!

KLASIK DONEM DE SENSEİ VE DESİ

Klasik donem de Karate DO öğretisi veren bir SENSEİnin izdeşi olmanın, böyle bir öğretinin içersine girmenin günümüzle kıyaslanması mümkün olmayan zorlu kriterleri vardır. Öğretinin başın da bulunan SENSEİ sıkı sıkıya izdeki olacak DESİ adaylarını denetimden geçirir.   Uygun bulmadıklarını gurubuna almaz. İlk denetim  öğrenci adaylarının yol prensipleri  “DO” ‘ya uyumu üzerinedir.  Ruhsal ve fiziki uyum üzerine kurgulanmış ön elemeleri basarıyla tamamlayıp dojo içerisine kabul edilen bir DESİ’ yi son derece katı ve titiz bir denetim sureci bekler.  DESİ hiç bir zaman “nasıl olsa sistemin içersine girdim..!” rahatlığına terk edilmez.    Bura da klasik yapı son derece dogmatik bir koruma örtüsüne sahiptir.  DESİnin kendisini ifade edebileceği tek özgün alan ise tekniklerin gelişimiyle sınırlanan eylemlilikleridir.

SENSEİ öğretisin de izdeşi olan DESİ ile bir bütündür, ayrı ayrı tellerden çalmazlar. Aradaki ahenk , uyum son derece dengelidir.

Klasik Karate-DO sanatın da her SENSEİ’ nin kendisine has üstatlık prensipleri vardır.  SENSEİ ve DESİ’ nin çok uzun yıllar sürecek beraberliklerini çevreleyen tüm “NEDEN’ ve “NICIN” ‘ler hep DESİ’nin mükemmelliği üzerine kurguludur.  Öğreti de değişmeyen ana kaide DESİ’nin günü geldiğin de ait olduğu toplumun içerisin de güçlü ve örnek bir kişilikle yerini alması idealiyle ilgilidir.

SENSEİ öğretisin de DESİ nin sadece fiziki ve teknik beceriler edinmesini, bu alan da çok yüksek performans göstermesini yeterli bulmaz.   DESİ’ ye  bütün ASYA’ yı ilgilendiren Lao TSU ve KONFUCYUS’ ait klasikler de okutularak güçlü bir felsefi düşünce yapısı kazanmasına gayret edilir.

SENSEİ izdeşi olan DESİ’ nin sosyo-kültürel alanda ki donanım ve yeterliliklerini de en iyi hale getirmenin şartlarını hazırlar.   Klasik donem de DESİ anne ve babası tarafından SENSEİ’ ye her şeyiyle emanet edilmiş bir varlıktır.  SENSEİ hemen her an DESİ’ nin tüm problemlerini yekinen takip eder, ancak çözümsüzlükler karsısın da sessizce yol göstericilik yapar..!

Eğitim de ki bu özenin, bu titizliğin bir nedeni de ileri de izdeşlikten SENSEİLİGE geçiş yapan her DESİ toplum içerisinde bir sekil de yıllarca izdeşi olduğu SENSEİ’ sini temsil edecek, onun ismiyle anılacak olmasıdır..!

KLASİK KARATE-DO SANATINDA DESİ SINIFLARI
Klasik Karate-DO sanatın da DESİ sınıfı kendi içerisinde iki belirgin kategoriye ayrılır. Bunlar;
1- UCHI DESİ   ( Dışarıdan içeriye )
2- SOTO DESİ  ( İçeriden dışarıya )

UCHI DESİ  : SENSEİ’ sine derin bağlılığı olan, öğretinin kural ve prensiplerinden taviz vermeyen, öğretiyi yasamın temel gayesi sayan sınıfın öğrencileridir.
SOTO DESİ :  Öğretinin içerisinde yükselmek hırsıyla kendisini hissettiren, gözü yukarılarda olup önüne konulan her şeye uyum göstermeyen, özgün ve farklı durusuyla gurubun içerisin de hemen fark edilen sınıfın öğrencileridir.

KLASİK ANLAYIŞTA DESİ SINIFINDAN SENSEİLIGE GEÇİS SINIRI

Klasik Karate-DO anlayışı 4. ve 5. dan arasın da, ama daha çok 5. dan’a yakın olan bir çizgi de DESİ’ lik ten SENSEİLIĞE gecesi kabul edile bilinir bir sınır olarak algılar.
Beyaz ve kahverengi kuşak arasında bugün kullanılan diğer renk kuşaklar yoktur. Beyaz’dan kahverengi kuşağa, daha sonra dan aşamalarına terfiler günümüz de olduğu gibi belirli bir zaman takvimine bağlı değildir. Terfiler fiziksel gelişimin test edilmesi ve günümüz de sembolik hale gelmiş olan seromonik ifadelerin kontrolünden de ibaret değildir..!

Yukarı da kısaca özetlemeye çalıştığım gibi DESİ , DOJO ya kabul edilişinden SENSEİ’ lige terfi etme olgunluğuna kavuşuncaya kadar yani , ortalama 25, 30 yıl boyunca tüm gelişimleriyle SENSEİ’ sinin denetim ve gözetimindedir.  Dolayısıyla bir DESİ’ nin ruhsal gelişimi tüm kıvrımlarıyla SENSEİ’ nin bilgisi içerisindedir..! O nedenle Klasik anlayışın içerisinde imtihanlar Kihon, Kata, Kumite masaları onun de de yapılmaz..!  Klasik karate -DO anlayışına göre DESİ’ nin ruhsal gel ismini onunla beraber uzun yıllarını yasamış olan SENSEİ’ si zaten bilir.  Ve de  Klasik Karate DO   ruhsal gelişimi masalar onun de test etme anlayışını tümden kabul etmez.  DESİ’ nin terfileri SENSEİ’ nin uygun gördüğü , yeterli bulduğu an ve SENSEİ’ nin sadece bir sözlü onayı ile gerçekleşir.

Klasik anlayışa göre bir SENSEİ  izdeşi olan DESİ’ yi dojosuna kabul ettiği andan itibaren tüm sorumluluklarını da üzerine almış olur.
DESİ seneler boyunca her gün yeniden ve bir daha SENSEİ’ sin den aldığı ışığı biriktirerek SENSEİLİK yolunda ilerler.

DESİ nin ideali mükemmel insan olmaktır. Ruhsal gel isminin ödülü ise  SENSEİLIK..!
Tabi buraya kadar ifade etmeye çalıştığım kavramların tamamı klasik Karate DO ile ilgili.  Hızla değişen dünyamız da bu kavramların yaşama sansı oldu mu..? Bu bir başka yazımın konusu olacak.!

Bura da sözü toparlarken Türk Karatesinin içersin de olduğu bazı ezber tanımlardan kurtulması için her şeyi sorgulayabilen, sınır tanımayan , yaratıcı bir FELSEFİ tutum  almak hepimizin ufkunu genişletecektir diye düşünüyorum.
Ve diyorum ki İçersinde SEVGİ olmayan bir SAYGI gerçekten SAYGI olabilir mi..!?  İçerisinde SAYGI olmayan bir SEVGI gerçekten SEVGİ olabilir mi..!?

İlla da DO, illa da saygı demeden önce  Klasik kavramların günümüze yansımalarını somutlaştırmakta ki yararı anlamak bu uğurda caba göstermek durumundayız..!

OSS
SHOTOKAN KARATE-DO 6. DAN
Bulut BABA

Bir Cevap Yazın